Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/18801 E. 2010/1780 K. 16.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18801
KARAR NO : 2010/1780
KARAR TARİHİ : 16.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacılar, kadastro sırasında … Köyü 136 ada 46, 51 ,62 ve 63 parsel sayılı taşınmazların malikleri bilinemediğinden Hazine adına tesbit ve tescil edildiğini, oysa bu taşınmazlara, 1936 tarih ve 760 numaralı vergi kaydı ve zilyetlik nedeniyle malik olduklarını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulü yolunda verilen kararın Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.02.2005 gün ve 363-981 sayılı bozma kararında özetle; “Davalı Hazinenin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, çekişmeli taşınmazlara uygulanan 1936 tarih 760 numaralı vergi kaydı getirtilip niteliği üzerinde durulması, davalı Hazinenin cevap dilekçesindeki orman iddiası üzerinde durulup usulüne uygun orman araştırması yapılması, komşu parsellere ait kayıtlaran getirtilip uygulanması, vergi kaydı miktar fazlası olması halinde, belgesiz zilyetlik nedeniyle kazanma koşullarının davacılar lehine gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra 10/05/2007 gün ve 2005/126-2007/33 sayılı kararı ile, … Köyü 136 ada 63 parsele yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, 136 ada 46, 51 ve 62 parsellere yönelik davanın kabulü ile tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2008/2042 Esas 3861 Karar sayılı bozma kararı ile (Dayanak vergi kaydının keşifte 136 ada 46, 51 ve 62 parseli kapsadığı açıklanmış olup, 5 hektar yüzölçümündeki vergi kaydının kuzey sınırı Dağdibi hududunu gösterdiği, kuzeyde 46 parselin sınırında ise değişir ve genişletilebilir nitelikte ve zilyetlikle kazanmaya elverişli olmayan orman bulunduğu nedeniyle miktarı ile geçerli olduğundan, fen bilirkişi marifetiyle dayanak vergi kaydının güneydeki sabit sınır olan yoldan başlamak üzere miktarı ile geçerli kapsamı belirlenmesi, kayıt miktarı dışında kalan bölüm yönünden gerçek kişilerin davasının reddine, vergi kaydı kapsamı içinde kalan bölümlerin davacı gerçek kişiler adlarına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, davaya konu, … Köyü 136 ada 51 ve 62 parsel sayılı taşınmazların tamamının ve davaya konu 136 ada 46 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 09.03.2009 tarihli fen
2009/18801 – 2010/1780
bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile sarı boyalı alan olarak gösterilen 2138.89 m2 yüzölçümündeki bölümün dava dosyasında bulunan gülnar sulh hukuk mahkemesince verilen 13.05.1999 tarih 1999/67 – 1999/63 sayılı veraset belgesi gereğince davacılar adına payları oranında TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, 136 ada 46 parselin geri kalan 8410.05 m2 yüzölçümündeki bölümünün Hazine adına tesciline, dava konusu 136 ada 63 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davadan feragat edilip kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, TAPU İPTALİ VE TESCİLİ istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davaya konu 136 ada 46 parselin tapuda zaten Hazine adına tescilli olduğu gözetilmeksizin mükerrer tescile sebep olacak biçimde geri kalan 8410.05 m2 yüzölçümündeki bölümünün Hazine adına yeniden tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “136.ada 46 parselin (A) harfi ile gösterilen kısmı çıktıktan sonra geri kalan 8410.05 m2’lik kısmının aynı ada ve parsel numarası ile Hazine adına TAPUYA KAYIT VE TESİCİLİNE” cümlesi tamamen hükümden çıkarılarak; bunun yerine, “136 ada 46 parselin geri kalan 8410.05 m2 yüzölçümündeki bölümünün Hazine üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 16/02/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.