YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19081
KARAR NO : 2010/1808
KARAR TARİHİ : 16.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyü 2200 parsel sayılı 14360 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1996 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve işlemin kesinleştiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davalı-davacılar … ve arkadaşları, 13.03.2009 tarihli dava dilekçeleri ile dava konusu taşınmazın eskiden beri kullanılan tarım arazisi olduğu, orman sınırları içinde bırakılmasına ilişkin orman kadastro işleminin hatalı olduğunu belirterek orman sınırlandırmasının iptalini istemişlerdir. H.Y.U.Y.’nin 45. maddesi gereğince davalar birleştirilmiştir. Mahkemece, davacı gerçek kişilerin davasının reddine, Orman Yönetiminin davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın 20.06.2009 tarihli … bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 2692,27 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı-davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemi ile orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1996 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 14.04.1999 tarihinde ilan edilerek 14.10.1999 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış, 1957 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları, kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın temyize konu (B) bölümünün eski tarihli belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu gibi, 1999 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene
2009/19081 – 2010/1808
dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı-davacıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 16/02/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.