YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19417
KARAR NO : 2010/1995
KARAR TARİHİ : 18.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, 27.05.2005 tarihli dilekçesiyle, kadastroda orman niteliğiyle Hazine adına tesbiti kesinleşerek tapuya kayıt edilen … İlçesi … Mahallesi 134 ada 1, 2, 3 sayılı parsellerin orman ile ilgisi olmadığı, tarım alanı olduğu, 30 yıldan fazla süredir tarım alan olarak zilyet edildiği tapu kaydının iptali ve adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın üç kez takipsiz bırakldığı gerekçesiyle davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğü tarafından vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
2000 yılında yapılan ve 25.11.2000 ila 25.12.2000 tarihlerinde ilan edilen genel kadastroda … İlçesi … Mahallesi 134 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 4835 m2, 1717,35 m2, ve 122.752,06 m2 yüzölçümündeki devlet ormanı niteliğiyle Hazine adına tesbitleri itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacı gerçek kişinin 01.02.2006, 08.03.2006 ve 19.03.2008 tarihinde olmak üzere davasın üç kez takipsiz bıraktığı ve dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği belirlenerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, ormanların mülkiyeti Hazineye intifası ile Orman Yönetimine ait olduğundan, Orman Yönetimi ve Hazinenin ayrı tüzel kişilik olarak davalı sıfatlarının bulunduğu, kendilerini Avukatla temsil ettirip, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi gereğince, davalı yönetimler yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine karar verilmemesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; temyiz edenlerin sıfatı da gözetilerek hüküm fıkrasında yer alan dört numaralı bentden sonra gelmek üzere beş numaralı bent olarak “5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir edilen 500.00.-‘… TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak 1/3’erinin Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğüne ayrı ayrı verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz edenlerden harç alınmasına yer olmadığına 18/02/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.