Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/19457 E. 2010/3733 K. 23.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19457
KARAR NO : 2010/3733
KARAR TARİHİ : 23.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … … MİRASÇILARI … VE ARK.
DAVALILAR : HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ-…….

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri…Köyünde bulunan toplam 10 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 639. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece, 31.10.2000 gün ve1999/82-2000/89 sayılı karar ile,dava dilekçesinin 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 sırasında … taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile … … mirasçıları adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya tesciline, dava dilekçesinin 8, 9, 10 sırasında … taşınmazlar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2/4/2001 gün ve 2001/1996-2592 sayılı kararı ile (Yasal hasım durumunda bulunan Orman Genel Müdürlüğünün davada taraf olduğu halde, H.Y.U.Y.nın 388/2. madde gereğince karar başlığında gösterilmemiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır) nedeniyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak,10.07.2001 gün ve 2001/18-134 sayılı karar ile dava dilekçesinin 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 sırasında … taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile … … mirasçıları adına tapuya tesciline, dava dilekçesinin 8, 9, 10 sırasında … taşınmazlar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/12/2001 gün ve 2001/8715-9566 sayılı kararı ile (Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde arazi kadastrosu ve orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı re’sen araştırılması gereken hususlardan olup mahkemece bu konuda araştırma yapılmadığı arazi kadastrosu yapılmış ve dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak kadastro tutanağı düzenlenmiş ise ve yargılamanın devamı sırasında orman kadastrosu yapılmış ve orman sınırları içine alınmış ise dava kadastro tesbitine itiraz ve orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşeceğinden uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesinin görevli olacağı düşünülüp görevsizlik kararı verilmesi gerektiği ,ayrıca,davacı gerçek kişiler adına tescil kararı verilen 5 nolu taşınmaz dışındaki taşınmazlar hakkında davaya konu edilen tüm taşınmazlar yönünden orman araştırmasının yöntemince yapılması ,kabule göre ise; karara dayanak alınan krokinin yetersiz oltduğu, tescil kararı verilecek taşınmazlar hakkında yasanın öngördüğü anlamda ölçekli ve infaza elverişli krokinin uzman bilirkişi tarafından çizilerek duraksamaya yer vermeyecek biçimde taşınmazın konumunun gösterilmesi gerektiği, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan kısıtlamalar nedeniyle gerçek kişilerin zilyetlik yoluyla kazandığı … bulunup bulunmadığı, varsa cinsi ve miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp başka tescil davası olup olmadığı da mahkeme yazı işleri müdürlüğünden sorulup anılan maddede vurgulanan miktarların aşılıp aşılmadığının araştırılmamış olması da doğru olmadığı) nedeniyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak,davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişi … …ın 30/10/2002 tarihli krokisinde 1, 2, 3, 4 ve 6 numara ile gösterilen taşınmazların … … mirasçıları adına tesciline, 5 ve 7 numara ile gösterilen taşınmazlar hakkındaki davanın davacı tarafça atiye terki 8, 9 ve 10 numara ile gösterilen taşınmazlar hakkındaki davanın davacı tarafın feragati nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın bulunduğu…Köyünde, davanın devamı sırasında 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre genel arazi kadastrosunun yapıldığı ve davaya konu yerler hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar sözkonusu tutanakların 23/01/2009 tarihinde kesinleştirilerek tespit maliki adına tapuya tescil edilmiş ise de, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 27. maddesinde, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastroyla ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte, bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyasının resen mahkemesine devir olunacağı hükme bağlanmıştır. Eldeki dava hakkında verilen kararın henüz kesinleşmemesi nedeniyle, çekişmeli taşınmazın tutanaklarının kesinleşmeyeceği ve malik hanesinin açık sayılacağı, kadastro hakimi tarafından gerçek hak sahibi belirlenerek sicil oluşturulması gerektiğinden davaya bakmakta genel mahkemelerin görevi sona ereceğine göre, mahkemece görev konusunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın tüm aşamalarında resen gözetilmesi gerektiği göz önünde bulundurularak, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 26 ve 27. maddeleri uyarınca uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 23/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.