YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19601
KARAR NO : 2010/2341
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.05.2008 tarihli bozma kararında özetle: “Mahkemece her ne kadar, Tapulama Mahkemesinin 05.12.1983 gün ve 1982/285-631 sayılı kararının Hazine aleyhine kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, kirişçiler köyü 176 sayılı parselin taşlık ve ham toprak olarak Hazine adına tesbitine Mehmet Batık ve arkadaşlarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak itiraz ettikleri, sözü edilen karar ile davacı gerçek kişilerin davalarının kabulü ile 176 sayılı parselin dava ettikleri bölümlerinin gerçek kişiler adına, bu cümleden, krokide (D) ile gösterilen bölümünün de Mehmet Batık adına tapuya tesciline karar verilip, kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmesinden sonra, (D) bölümünün 307 parsel sayısı ile Mehmet Batık adına tapuya tescil edildiği, kesin hükmün davacı gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarını oluştuğu maddi vakıasına yani olayına dayandığı, Kadastro Yasasının 34. maddesi gereğince Kadastro/Tapulama Mahkemesi kararlarının tarafları için kesin hüküm oluşturacağı, H.Y.U.Y 237 maddesi gereğince kesin hükmün ancak davanın konusu, tarafları ve dava nedeni ile taraflarını bağlayacağı, Tapulama mahkemesinin sözü edilen kesinleşmiş kararının keşif ve ziraat uzmanı bilirkişi raporuna dayandığı, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının irdelenmediği, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun yada orman sayılan yerlerden olduğunun iddia ve savunmalarda yer olmadığı, taşınmazın bu yönünün hiç incelenmediği, kesin hükmün dayanağı bilirkişi rapor ve krokilerinde hiç değinilmediği, Hazinenin şimdi açtığı davada çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınarları dışına çıkarıldığı nedenine ve maddi vakıasına yani olayına dayandığı, maddi olay farklı olduğundan Tapulama Mahkemesinin sözü edilen kesinleşmiş kararının, somut olada kesin hüküm oluşturmadığı gözetilerek, Hazinenin iddiasına göre araştırma yapılıp delilleri toplanarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan araştıra sonunda bu kez davanın KABULÜNE ve çekişmeli Kirişçiler Köyü 307 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına oran sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu şerh olarak yazılarak suretiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1980 yılında 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 3 Numaralı Ekip tarafından yapılıp 31.03.1981 tarihinde ilan edilen, itirazların incelenmesiyle komisyon çalışmaları da 14.06.1982 tarihinde ilan edilip, itirazsız
2009/19601-2010/2341
yerlerde 31.03.1982, itirazlı yerlerde ise 14.06.1983 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 58 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1986 yılında yapılıp 22.05.1986 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve her hangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış olan ormanların kadastrosu ile 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, yine 58 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1987 yılında yapılıp 23.12.1988 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve her hangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış olan ormanların kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Kirişçiler Köyünde 1963 yılında yapılıp 20.12.1978 ila 19.01.1979 tarihleri arasında ilan edilen genel kadastroda 176 parsel sayılı 71900 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, taşlık niteliğindeki devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olduğundan Hazine adına tesbit edilmiş, Kadir Ece ve arkadaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazın adlarına tescilini istemişler. Tapulama Mahkemesinin 05.12.1983 gün ve 1982/285-631 sayılı kararıyla Davacılar Mehmet Ece, Süleyman Müdüroğlu, Kadir Ece, Ahmet Batık, Mehmet Arı tarafından Hazine aleyhine açılan davanın kabulüne, ekli bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 2900 m2 yüzölçümündeki (B) ile gösterilen 450 m2 yüzölçümündeki bölümlerin Mehmet Ece, (C ) ile gösterilen 4600 m2 yüzölçümündeki bölümün Kadir Ece, (D) ile gösterilen 1750 m2 yüzölçümündeki bölümün Mehmet Batık (E) ile gösterilen 2800 m2 yüzölçümündeki bölümün ise Mehmet Arı, (F) ile gösterilen 1560 m2 yüzölçümündeki bölümün Hüseyin alkan adlarına tapuya tesciline mütebaki 57840 m2 yüzölçümündeki bölümün ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, Hazinenin temyiz itirazı red edilerek Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.04.1986 gün ve 1984/7852-3808 sayılı ilamı ile onandıktan sonra 04.08.1986 tarihinde kesinleşmiş, 304 sayılı parsel 2900 m2 yüzölçümüyle Mehmet Ece, 305 sayılı parsel 450 m2 yüzölçümüyle Mehmet Ece, 306 sayılı parsel 4600 m2 yüzölçümüyle Kadir Ece, 307 sayılı parsel 1750 m2 yüzölçümüyle Mehmet Batık, 308 sayılı parsel 2800 m2 yüzölçümüyle Mehmet Arı, 309 sayılı parsel 1560 m2 yüzölçümüyle Hüseyin Alkan adlarına ifrazen tescil edilmiş, 57840 m2 yüzölçümündeki bölüm ise 176 parsel sayısı ve ham toprak olarak Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
Bozma kararı gereği işlem yapılarak, uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 15.10.1961 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, maki uygulamasına konu edilmediği, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hatalı işlem sonucu ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalı dava konusu taşınmazı satın almışsa, taşınmazı kendisine devir eden kişi ya da kişilerden satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği göz önünde bulundurularak arazi kadastrosundan önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bulunan ve daha sonra nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının
2009/19601-2010/2341
iptali ile 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11/3. maddesi gereğince hali hazır niteliği ile kaydında “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer” belirtmesi de yapılarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/02/2010 günü oybirliği ile karar verildi.