Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/19768 E. 2010/2329 K. 25.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19768
KARAR NO : 2010/2329
KARAR TARİHİ : 25.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı …, 26.09.2008 tarihli dilekçesiyle, zilyetliğe dayanarak yörede 1998 yılında ilk kez yapılıp, 15.10.1998 ila 15.04.1999 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında Ezine ilçesi … köyü İnlimanı mevkiinde bulunan 643 ve 644 sayılı parsellerin (önceden sayısı 60 ve 61 parseller olduğu belirtilerek) orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kesin hüküm ve hak düşürcü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık hak düşürücü sere geçtikten sonra açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
… köyünde 1974 yılında yapılan genel kadastroda 643 parsel sayılı 160 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Şubat 1975 trih ve 45 sıra numaralı tapu kaydı, 644 parsel sayılı 160 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise Şubat 1975 tarih 46 sıra numaralı tapu kaydı ile ve arsa niteliğiyle paylı olarak … Dinç, … Dinç, … Meşe ve … adlarına tesbit edildiği, 31.10.1975 ila 30.09.1975 tarihinde yapılan askı ilanı içinde, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu savıyla Orman Yönetimi tarafından yapılan itirazın, Tapulama Komisyonunca kabul edilerek, parsellerin orman niteliğiyle Tapulama dışı bırakıldığı, … tarafından, 09.02.1977 tarihinde Oran Yönetimi aleyhine … köyü 643 sayılı parsel için açılan kadastro tesbitine itiraz davasının reddine ilişkin Ezine Tapulama Mahkemesinin 16.06.1982 gün ve 1977/35-101 sayılı kararının, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1982/14874-14551 sayılı kararıyla onandıktan sonra karar düzeltme yolu kullanılmadığı için 03.03.1983 tarihinde, 644 sayılı parsel için açılan kadastro tesbitine itiraz davasının reddine ilişkin Ezine Tapulama Mahkemesinin 16.06.1982 gün ve 1977/34-87 sayılı kararının, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1982/14859-14526 sayılı kararıyla onandıktan sonra karar düzeltme yolu kullanılmadığı için 04.02.1983 tarihinde, kesinleştiği, … tarafından davalı sıfatıyla Orman Yönetimi aleyhine 03.03.2003 tarihli dilekçeyle, … köyü 643 ve 644 sayılı parsellerin 88 numaralı orman kadastro komisyonunca 1998 yılında yapılıp 15.10.1998 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılmasına itiraz davasının kesin hüküm nedeniyle reddine ilişkin Ezine Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2003 gün ve 2003/48-347 sayılı kararının Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.06.2006 gün ve 2006/5448-8945 sayılı kararı
2009/19768 – 2010/2329
ile onanıp, karar düzeltme isteminin ise yine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.10.2006 gün ve 2006/12804-13906 sayılı kararı ile red edildikten sonra kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve davacının tutunduğu eski tahili tapu kayıtlarının 1975 yılında yapılan genel kadastroda çekişmeli parsellere uygulandığı, çekişmeli parseller için … tarafından açılan davanın reddine ilişkin Tapulama Mahkemesi kararlarının 1983 yılında kesinleştiği, kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtlarını u şekilde işlem yeteneğini yitirdiği, bu tarihten sonra orman kadastrosunun ilan edildiği 1998 ılına kadar 20 yıldan fazla süre geçtiği, bu nedenle davacının dayandığı bir tapu kaydının bulunduğu söylenemeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 11. Maddesinde öngörülen 6 aylık hak düşürcü sürenin çoktan geçtiği gibi, çekişmeli … köyü 643 sayılı parsel için Tapulama Mahkemesinin 16.06.1982 gün ve 1977/35-101, 644 sayılı parsel içinde Ezine Tapulama Mahkemesinin 16.06.1982 gün ve 1977/34-87 sayılı kararlarının, yine çekişeli 643 ve 644 sayılı parsellerin orman olarak sınırlandırılmasına itiraza ilişkin davanın reddi yolundaki Ezine Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2003 gün ve 2003/48-347 sayılı kararlarının, H. Y.U.Y’nın 237. Maddesi anlamında kesin hüküm oluşturduğu, gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 25/02/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.