YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19912
KARAR NO : 2010/2338
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … ve arkadaşları vekili 20.03.2008 havale tarihli dilekçesiyle sınırlarını bildirdiği … Köyü (Mahallesi) … Mevkiinde bulunan 20 dönüm yüzölçmündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, öncesinde murisleri Musa Şen, sonra da kendilerinin kıraç tarla olarak üzerine okaliptüs dikmek süretiyle en verimli şekilde zilyet ettiklerini, yarlarına kazandırcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluştuğunu, taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince adına tapuya tescilini istemişlerdir. Hazine ise dava konusu taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE, Hazinenin tescil isteminin kabulü ile Anamur İlçesi … Mahallesi (Köyü) cebel mevkiinde bulunan 04.08.2008 tarihli müşterek bilirkişi raporunda (A1) ile gösterilen 1883,85 m2 bölümü orman sınırları içinde kaldığından bu bölüme ilişkin istemin reddine, imar planı içindeki (A2) işaretli 855,05 m2, (A3) işaretli 1698,53 m2, bölümün Hazine adına tesciline, (A4) işaretli 13513,01 m2 bölümün imar ihyası tamamlanmadığından ham toprak olarak Hazine adına tesciline, (A4) bölümü üzerindeki okaliptüs ağaçlarının davacılara ait olduğunun, (A3) işaretli bölümdeki su deposunun ise Anamur Belediyesine ait olduğunun beyanlar hanesine şerh olarak yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından hükmün tamamına, Hazine tarafından da tapunun beyanlar hanesine yazılan şerh yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılan taşınmazın kazandırcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosuna 18 numaralı orman kadastro komisyonunca 12.11.1944 tarihinde başlanmış, 01.11.1948 tarihinde bitirilmiş, 05.11.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu 1968 yılında yapılmış 27.06.1968 ila 27.07.1968 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi, ziraat uzmanı bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın krokisinde (A1) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, (A2 ) ve (A3) ile gösterilen bölümlerin hiç zilyet edilmediği, (A4 ) ile gösterilen bölümün ise imar ihyasının tamamlanmadığı belirlenerek, gerçek kişinin davasının reddine ve Hazinenin tescil isteminin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2009/19912-2010/2338
2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel kadastronun yapılmasından sonra, 30 günlük ve 10 yıllık hak düşürücü sürelerin geçtiği, bu nedenle davada kadastro mahkemesinin görevli olmadığı, 3402 Sayılı Yasanın “Bu Kanun Uygulanacağı Diğer Haller” başlığını taşıyan 33. maddesinin 3. fıkrasındaki “Bu kanunun uygulandığı yerler dışında bulunan taşınmaz mallar hakkında 14, 15, 17, 18, 20 ve 21. maddeler uygulanır.” hükmünün aksi ile kanıt yöntemiyle yorumlanması sonucunda, bu maddeler dışındaki hükümlerin bu arada 3402 Sayılı Yasanın muhdesata ilişkin 19. maddesinin de somut olayda uygulanamayacağı gözetilerek, taşınmazlar üzerindeki muhdesatlara ilişkin beyanlar hanesine şerh yazılmasına karar verilmesi, yine orman sınırları içinde kalan (A1) bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, bu bölümün tesciline karar verilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: 1. Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda ikinci bendde açıklanan Hazinenin temyiz itirazlarına göre, hüküm fıkrasında ikinci bendde ikinci ve üçüncü satırda yer alan “A1 (1883,85 m2) nin kesinleşmiş oran sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından talebinin REDDİNE,” cümlesi kaldırılarak bunun yerine “A1 (1883,85 m2)’nin kesinleşmiş oran sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından, bu bölümün sınırlaması itirazsız kesinleşen orman alanları ile birlikte orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline,” cümlesinin yazılması ve hüküm fıkrasının ile iki numaralı bendin 7. ve 8. satırdaki satırda yazılı olan (…A4 içerisindeki okalüptüs ağaçlarının davacılara ait olduğunun, (A3) içerisindeki su deposunun Anamur Belediyesine ait olduğunun beyanlar hanesine şerh edilmesine,” cümlesinin hükümden tamamen çıkartılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 25/02/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.