YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20070
KARAR NO : 2010/2998
KARAR TARİHİ : 10.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve bir kısım davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyü 1287 parsel sayılı 13280 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 2007 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve işlemin kesinleştiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile Harita mühendisi tarafından düzenlenen 05.01.2009 tarihli krokide (A2) işaretli 668,08 m2, (A3) işaretli 175,25 m2 ve (B3) işaretli 199,05 m2, (B4) işaretli 245,42 m2, (A4) işaretli 677,45 m2 toplam 16886,25 m2 bölümlere ilişkin tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2007 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, 1971 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
1) Davalılar vekilinin taşınmazın (A2), (A3) (B3) ve (B4) bölümlerine ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 2007 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek bu bölümler yönünden kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümlerine ilişkin hükmün ONANMASI gerekmiştir.
2) Davalı … Yönetiminin taşınmazın (A1), (B1) ve (B2) işaretli bölümlerine ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B1) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman sınırları dışında, (A1) ve (B2) bölümlerinin ise 2/B sahasında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün bu bölümlerinin ONANMASI gerekmiştir.
3) Davalılar vekilinin taşınmazın (A4) bölümüne ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece, taşınmazın bu bölümünün eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle bu kısım yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı … Yönetiminin kesinleşmiş orman kadastrosuna göre dava açtığı, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A4) ve (B1) ile gösterilen bölümlerinin kesinleşmiş orman sınırları dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, taleple bağlı kalınarak bu bölüm yönünden davanın reddi gerekirken talebin dışına çıkılarak taşınmazın (A4) bölümü yönünden de tapu kaydının iptaline karar verilmesi yanlış olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; 1)Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin taşınmazın (A2), (A3), (B3) ve (B4) bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümlere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle, davalı … Yönetiminin taşınmazın (A1), (B1) ve (B2) işaretli bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümler yönünden de hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine,
3) Yukarıda 3. bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin hükmün (A4) bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu bölüm yönünden hükmün BOZULMASINA 10/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.