Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/20155 E. 2010/3359 K. 17.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20155
KARAR NO : 2010/3359
KARAR TARİHİ : 17.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 135 ada 5 parsel sayılı 14.509 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü … adına tespit edilmiş, davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1941 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 07.06.2002 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 4999 Sayılı Yasaya göre yapılarak 28.02.2008 tarihinde ilan edilip kesinleşen fenni hataları düzeltme çalışması vardır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman bütünlüğü içinde kalan yerlerden olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da, mahkemenin bu kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki;
Uzman orman bilirkişi tarafından yörede henüz 4785 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmadığı gözetilerek yapılan araştırma inceleme sonunda, çekişmeli taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu, eğiminin % 2 civarında ve üzerinde … bulunduğu, çevresiyle birlikte ormansız açık renkli alanda gösterildiği ve kuzey ve güneyi ile doğusundaki yoldan sonra gelen taşınmazların kadastro sırasında gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildiği, batısındaki 7 numaralı parselin ise ham … niteliğinde Hazine adına tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu hali ile çekişmeli taşınmazın orman bütünlüğü içinde olduğundan sözedilemeyeceğine göre … biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
O halde; davalı lehine 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde … şartların oluşup oluşmadığı tartışılarak, taşınmazın hangi nitelikle ve kim adına tescil edileceğine karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 17.03.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.