Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/2701 E. 2009/5574 K. 01.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2701
KARAR NO : 2009/5574
KARAR TARİHİ : 01.04.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

1995 yılında yapılan kadastro sırasında … Mahallesi 129 ada 12 parsel sayılı 3.0002 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 380 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … … ve ortakları adlarına tespit edilmiş, bağış yoluyla davacı …’a geçmiş ve değişiklik sonucu aynı yüzölçüm ile 134 ada 63 parsel numarasını almıştır.
129 ada 30 parsel sayılı 87.678,63 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, kişilerin açtığı davanın kadastro mahkemesince reddedilmesi üzerine değişiklik sonucu aynı yüzölçümle 134 ada 81 parsel numarasını almıştır.
Davacı …, Ağustos 1962 tarih 5 sıra nolu tapu kaydının kapsadığı alandan paylaşım sonucu kendisine 4 dönüm yer düştüğünü, 2 dönümlük yerinde 01.10.1959 tarihli senet ile önceki zilyet … … tarafından satın alındığı, 129 ada 12 (134 ada 63) parselin yüzölçümünün 6 dönüm olması gerekirken kadastro sırasında 3.002 m2 olarak tespit yapıldığı, eksikliğin 129 ada 30 (134 ada 81) parselde kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen kararın davalılar tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.3.2007 gün 2007/545-3895 sayılı kararında özetle; “Davacının tutunduğu Ağustos 1962 tarih 5 sıra nolu tapu kaydının uygulamasının yetersiz olduğu, taşınmaz başında yapılacak keşifte yönetimince tapu kaydının uygulanması ve tapu kaydı değişir sınırlı olduğundan, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca miktarı ile geçerli kapsamının belirlenmesi, tapu kaydının zemine uymaması halinde dava edilen 134 ada 63 parselin 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca yapılan tahditte orman sınırları içine alındığı ve kadastro ekiplerince de orman niteliği ile Hazine adına tespit edilip orman sınırlarının 28.09.1995 tarihinde kesinleştiği, davanın da 22.09.2005 tarihinde açıldığı dikkate alınarak bu tür taşınmazlara karşı askı ilan süresi geçtikten sonra kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunularak 10 yıl içinde dava açılıp açılamayacağının düşünülmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına
uyularak davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 134 ada 81 parselin … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (D) ile işaretlenen 694,72 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek 134 ada 63 parsele eklenmek suretiyle 3.697,52 m2 yüzölçümlü olarak davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 01/04/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.