Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/5187 E. 2009/5686 K. 02.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5187
KARAR NO : 2009/5686
KARAR TARİHİ : 02.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapudaki şerhin iptali ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 23/12/2008 gün ve 2008/12726 – 18257 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı Sınırlı Süorumlu … … Evleri Konut Yapı Kooperatifi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı S.S…. … EVLERİ KONUT YAPI KOOP. … İlçesi … mevkiindeki 6805 ada 63 parsel sayılı 2531 m2 ve 64 parsel sayılı 1417 m2 yüzölçümündeki taşınmazların, Hazine adına tapuda kayıtlı iken Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü’ne devredildiğini, kooperatifinde bu taşınmazları 15/7/1994 tarihinde kurumdan satın alarak, ifraz ve tevhit işlemlerine tabi tutarak davaya konu 63 ve 64 parsellerin oluştuğunu, ancak 1980 yılında kesinleşen orman sınırları içinde kaldığından söz edilerek 10/4/1996 tarihinde tapu kütüğünün beyanlar hanesine haksız olarak “orman sınırları içinde kalmıştır” şerhinin konulduğunu ileri sürerek, şerhin kaldırılması ve muarazanın önlenmesi istemiyle Asliye hukuk mahkemesinde dava açmışlar, yargılama sırasında dava konusu taşınmazlarda 6831 Sayılı Yasanın 2/B. madde uygulaması yapılarak Hazine adına orman sınırı çıkarılması nedeniyle davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece çekişmeli parsellerin 1980 yılında kesinleşen orman sınırları içinde iken nitelik kaybı nedeniyle orman sınırı dışına çıkartıldığı, bu nedenle tapu kaydı üzerindeki şerhin yasal dayanağı bulunduğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairece onanmıştır. Bu kez, davacı kooperatif tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Davacı kooperatif vekili Avukat … karar düzeltme isteminden sonra ve istem incelenmeden kimlik fotokopisi ve dilekçenin bizzat verildiğini ve kimlik tasdikini içeren 30.05.2009 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini, talebinin kabulüyle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Feragat, HUMK.nun 91.maddesinde, taraflardan birinin davadaki neticei talebinden vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 95. maddede ise feragatin, kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı açıklanmıştır.
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Bu bağlamda, Yargıtay Hukuk Dairelerince onanan mahkeme kararlarının da kesinleşmediği aşamada davadan feragat edilebilmesi mümkündür.
Somut olayda da; davacı vekili kimliği onaylı dilekçesi ile davadan feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirmiştir. Bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
1.04.1940 gün ve 1939/15 esas -1940/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz (somut olayda karar düzeltme) incelemesine usulen engel oluşturan bu durumun yerel mahkemece değerlendirilip karara bağlanması için başkaca inceleme yapılmaksızın ve davadan feragatin değerlendirilmesi nedeniyle sınırlı olmak üzere daha önce verilen onamaya ilişkin karardan dönülerek direnme kararı bozulmalıdır.
Açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin davadan feragatin değerlendirilmesi konusunda mahkemeye olanak sağlamak ve bu nedenle sınırlı olmak üzere kabulü ile onama kararı kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacının davadan feragat beyanının mahkemece incelenip değerlendirilmesi ve feragat çerçevesinde bir karar verilebilmesi için Dairenin 23.12.2008 gün ve 2008/12726-18257 sayılı onama kararının kaldırılarak Mahkemenin 17.04.2008 gün ve 2007/349 esas 2008/200 sayılı kararının bu nedenle sınırlı olmak üzere BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 02/04/2009 günü oybirliği ile karar verildi.