YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7524
KARAR NO : 2009/9575
KARAR TARİHİ : 10.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE- … KÖYÜ MUHTARLIĞI
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 19/06/2003 günlü dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü, … mevkiinde bulunan 2 dönüm taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın orman olmadığı ve davalı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17.maddesinde yazılı şartların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile … bilirkişi … … tarafından düzenlenen raporda işaretli 1813 m2 taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Genel arazi kadastrosu işlemi 1954 yılında kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz sazlık, çalılık niteliğiyle tapulama harici bırakılmıştır. Yörede 2000 yılında 2859 Sayılı Yasaya göre pafta yenileme çalışması yapılmıştır.
Yörede orman kadastro çalışması 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmaya başlanmış ise de yarım bırakılması nedeniyle 1982 yılında yeniden yapılarak çekişmeli taşınmaz 62 – 63 orman sınır noktaları dışında bırakılmış, bu çalışma 11.06.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Hükme esas alınan uzman bilirkişi …tarafından hazırlanan raporda, kesinleşen orman kadastro haritasının kadastro paftası ile aplike edilmeden uygulama yapılmış olmasının yetersizliği bir yana, esasen bir taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ayrı, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde yazılı zilyedlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmemesi ayrı konulardır. Çekişmeli taşınmaz, kadastro paftasında sazlık, çalılık olarak tespit harici bırakılan yerin güneyinden çıkan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olan kükürtlü su kaynağı ile davacı ve ailesine ait 122 ada 15 parsel (eski 122 parsel) arasına sıkışmış bir yer olup, üzerinde, kükürtlü sudan yararlanmaya gelen halka yiyecek, içecek satmak amacıyla yapılmış bir büfe ile etrafında oturma yerleri bulunmaktadır. Dosyada bulunan ve Hazine yetkililerince hazırlanmış idari tahkikat tutanağına göre büfenin 1992 yılında yapıldığı, bunun üzerine davacıdan taşınmazı tahliye etmesinin istendiği, yine dosyadaki belgelerden, çekişmeli yerin Hazineden kiralanması amacıyla çeşitli kişilerin taleplerinin olduğu, nihayet 13.04.1998 tarihli kira kontratosu ile aynı yerin bir turizm şirketine 5 yıl süre ile kiralandığı, ancak bu yerin davacılar tarafından işgal edilmiş olması nedeniyle kiralayan şirket tarafından kullanılamadığı, yine büfeyi işleten … Kirtik adına 2001 yılında ecrimisil ihbarnamesi çıkartıldığı, … Kirtik’in bu yeri davacıdan kiraladığını bildirerek ihbarnameye itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece yukarıda açıklanan olgular göz önünde bulundurularak, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve davacının zilyedliğinin … sıfatıyla olmadığı gerçeğinden hareketle davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu kabule karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 10.06.2009 günü oybirliği ile karar verildi.