Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/7597 E. 2009/9403 K. 08.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7597
KARAR NO : 2009/9403
KARAR TARİHİ : 08.06.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : …
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2003/11551-2004/6788 ve 2005/2768-6724 sayılı kararları ile Hazinenin, 144 ada 8, 9; 146 ada 1 ila 16; 147 ada 1 ila 8; 148 ada 1 ila 6; 149 ada 1 ila 10; 150 ada 1 ila 9; 151 ada 1 ila 15; 152 ada 1 ila 4; 153 ada 1 ila 9, 12 ve 14 ila 48, 69, 70; 154 ada 4, 5, 6; 155 ada 2, 5, 10 ila 16, 32 ila 36, 39, 40; 156 ada 2, 4 ila 8, 30 ila 36, 38, 39, 40, 42, 43,44, 56, 58, 59 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere yönelik olarak hükmün ONANMASINA, davacı Hazinenin uzman bilirkişi … … tarafından düzenlenen 06.03.1992 tarihli krokide kırmızı renge … ve Romen rakamıyla X1, X11, X111, X1V ve XV olarak işaretli bölümlere yönelik temyiz itirazına yönünden ise; bu bölümlerin 1947 yılında yapılan ve 1949 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır. 2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik geçici 2/e maddesi Anayasa Mahkemesinin 1995/13 – 1995/51 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı 28 … 2002 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır.
Anayasanın 154/son maddesi gereğince Anayasa Mahkemesinin iptal kararları Resmi Gazetede yayınlandıkları tarihten itibaren yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar ve devam etmekte olan davalara uygulanması gerekir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı görülmekte olan bu davaya uygulandığında davaya konu taşınmazların davalılar (fiili zilyetler) adına tesciline esas olan 2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik geçici 2/e maddesinden kaynaklanan hukuki neden ortadan kalkmış olmaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 1. ve 26/son maddeleri gereğince taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının düzenlenmesi ile birlikte Kadastro Mahkemesinin görevi başlar ve uyuşmazlık tespit tarihindeki hukuki ve fiili duruma göre çözümlenir. 3402 Sayılı Yasanın 27. ve 40. maddeleri gereğince Kadastro Mahkemeleri kadastro tespit gününden önce … hakları gözönünde bulundurularak uyuşmazlıkları çözmek zorundadır. Dava konusu 15 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı 1956 yılında düzenlenmiştir. O tarihte uzman bilirkişi … … tarafından düzenlenen 06.03.1992 tarihli krokide kırmızı renge boyanmış ve Romen rakamı ile X1, X11, X111, X1V ve XV olarak işaretli bölümler içinde kalan 153 ada 10, 11, 13 ; 154 ada 1, 2, 3; 155 ada 1, 3, 4, 6, 7, 8, 9, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 29, 30, 31, 37, 38, 41; 156 ada 1, 3, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18 , 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 37 , 41, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 57 nolu parsellerin tamamı veya bir kısmı 1947 yılında yapılan ve 1949 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde orman alanı olduğu; 2/B madde

-2- 2009/7597 – 9403

uygulamasının yargılama sırasında 1989 yılında yapıldığı kadastro mahkemelerinin uyuşmazlığı; kadastro tutanağının düzenlendiği tarihteki fiili ve hukuki duruma göre çözmesi gerektiği yasa gereği olduğundan, dava dosyasının uzman bilirkişi … …’e, bulunamadığı taktirde mahkemece seçilecek aynı nitelikteki başka bir fenni bilirkişiye verilerek 153 ada 10, 11, 13; 154 ada 1, 2, 3; 155 ada 1, 3, 4, 6, 7, 8, 9, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27,28, 29, 30, 31, 37, 38, 41; 156 ada 1, 3, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18 , 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 37, 41, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51. 52, 53, 54, 55, 57 parsellerin hangi bölümlerinin 1949 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde ve dışında kaldığı belirlenerek bu bölümlerin yüzölçümleri hesaplattırılmalı; orman sınırı içinde kalan bölümlerin bu alan içinde kalan yollarla birlikte bir bütün olarak yüzölçümü belirlenmeli, bu bölümlerin bir bütün olarak orman niteliği ile Hazine adına; orman sınırları dışında kalan bölümlerin ise kararda belirtildiği gibi fiili zilyetleri adına tesciline karar verilmesi gerektiği bildirilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra 15 ada 1 parselin 2981 Sayılı Yasa uygulaması gereğince bölündüğü 153 ada 10, 11, 13; 154 ada 1, 2, 3; 155 ada 1, 3, 4, 6, 7, 8, 9, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27,28, 29, 30, 31, 37, 38, 41; 156 ada 1, 3, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18 , 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 37 , 41, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51. 52, 53, 54, 55, 57 parsellere yönelik davalar tefrik edilerek ayrı ayrı esaslara kaydedilmiş ve davanın kısmen kabulüne çekişmeli 153 ada 10 numaralı parselin 10/a ile gösterilen kısmı içinde kalan ve müdahale dilekçesinde satışa konu olduğu belirtilen, müdahale dilekçesine ekli krokide ki 428 m2 lik yerin … adına, 10/a ile gösterilen bölümün kalan kısmının 12 pay kabul edilerek 3 payın… 1 erden toplam 9 payın … …, ….. … … … Atcı, … Atcı, …,…, … ve…adına 10/b ve 10/c ile gösterilen kısımların orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1947 yılında yapılan ve 1949 yılında ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi ile yargılama sırasında yapılan ve çekişmeli taşınmaz yönünden kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dosyada mevcut orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 13.11.2007 tarihli rapora ekli krokide çekişmeli 153 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 10/b ve 10/c ile gösterilen kısımlarının orman tahdit sınırları içinde iken 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden, 10/a gösterilen kısmının ise orman sınırları dışında ziraat alanı olduğu bildirilmiş ve ekli kadastro tahdit hattı ile irtibatlı krokide tahdit içinde kalan kısım 10/b ve 10/c ile , tahdit dışında kalan kısım 10/a ile gösterilmiştir. Fenni bilirkişiler … …ve … çelebi tarafından düzenlenen rapor ve bu rapora ekli 153 ada 10 numaralı parselin parsellerin orman alanı içinde kalan ve kalmayın kısımlarını gösterir tabloda ve yine ekli krokide 10/a ile gösterilen kısmın 2175 m2, 10/b ile gösterilen kısmın 31 m2, 10/c ile gösterilen kısmın 62 m2 yüzölçümünde olduğu bildirilmiştir. Bu rapora göre 10/a, 10/b ve 10/c ile gösterilen kısımların toplam yüzölçümü 2268 m2 olup, çekişmeli taşınmazın tespit yüzölçümü 2260 m2 dir ve tespit yüzölçümü ile raporda belirlenen (2268 m2 ) yüzölçümü birbirinden farklı olup bunun nedeni açıklanmamıştır. Ayrıca mahkeme kararı bu hali ile infaza elverişli değildir. Müdahale dilekçesinde bahsedilen ve müdahil …”ya satıldığı bildirilen 428 m2’lik kısma ilişkin olarak fenni bilirkişi tarafından ifraz krokisi çizilmemiş ve müdahale dilekçesine ekli kroki mahallinde uygulanmamıştır. Mahkemece; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı, denetlemeye ve infaza elverişli, asıl kadastro parseli içinde kalıpta orman sınırları içinde kaldığı halde 2981 ve 3290 Sayılı Yasa uygulaması ile yapılan ifraz sonucu yol, …, yeşil alan yada başka bir amaçla tutanağı düzenlenmeyerek tescil harici bırakılan alanların miktarlarının da asıl parsel içinde değerlendirilmesi gerektiği husus dikkate alınarak çekişmeli 153 ada 10 parselin durumunu gösterir kroki çizdirilerek; bu kroki üzerinde müdahil davacıya satıldığı bildirilen 428 m2’lik kısım ile diğer davalıların kullandığı kısım ayrı ayrı belirlenmeli, bu taşınmazların ayrı
ayrı yüzölçümleri ile tahdit içinde kalan kısımları ile tahdit dışında kalan kısımları belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği halde çelişkili ve infaza elverişli olmayan raporlara dayanılar hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 08/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.