YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9425
KARAR NO : 2010/760
KARAR TARİHİ : 27.01.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2000 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 1394 parsel sayılı 4.098,72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı ve taşınmazın …’ın zilyetliğinde olduğu kütüğün beyanlar hanesine yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetiminin, 1394 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldığı iddiası ile Hazine aleyhine açtığı dava, … Kadastro Mahkemesinin 23.02.2001 gün 2000/183 – 2001/67 sayılı kararı ile kısmen kabul edilerek 1394 parselin (B) ile işaretlenen 2.942,32 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün taraflarca temyizi üzerine Dairece onanarak 01.12.2002 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı … Yönetimi, … Kadastro Mahkemesinin 23.2.2001 gün 2000/183 – 2001/67 sayılı kararında raporları hükme dayanak yapılan bilirkişilerin kasten gerçeğe aykırı beyanda bulundukları tahdit haritasının, orman kadastro çalışma tutanağı, paftasındaki koordinat ve rasat ölçü değerleri ile çeliştiği halde bilirkişilerin yanlış tahdit haritasını esas alarak rapor düzenledikleri, bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulundukları, ancak; … Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2008 gün 2007/6592 – 2008/762 sayılı kararı ile 5 yıllık dava açma zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile takipsizlik kararı verildiği, bu sebeplerle; … Kadastro Mahkemesinin 23.02.2001 gün 2000/183 – 2001/67 sayılı kararının yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılarak 1394 parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle temyize konu davayı açmıştır.
Mahkemece; bilirkişiler hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca koğuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bilirkişilerin kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarının mahkeme hükmü ile sabit olmadığı gerekçesi ile yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, H.Y.U.Y.’nın 445/5. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 24.10.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 27.11.1978 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 18.10.1990 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. ŞöYle ki; Orman Yönetimi tarafından, Orman Bilirkişi … … … ve … Bilirkişi … … hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığına çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldığı halde bilirkişilerin kasten gerçeğe aykırı rapor düzenleyerek, mahkemeyi yanılttığı belirtilerek suç duyurunda bulunulmuştur.
-2-
2009/9425-2010/760
… Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 19.3.2008 gün 2007/6592-2008/762 sayılı karar ile Orman Bilirkişi … … … ve … Bilirkişi … … hakkında dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile T.C.K.’nun 102. maddesi gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
H.U.M.K.’nun yargılamanın yenilenmesini düzenleyen 445. maddesinin 5. bendinde “Ehlihibrenin kasten hilafı hakikat ihbaratta bulunduğunun hükmen tahakkuk etmesi” durumunda yargılamanın yenilenmesini talep edilebileceği belirtilmiş, aynı maddenin 10. bendinin 2. fıkrasında ise “Birinci fıkranın 4, 5 ve 6’ncı bentlerindeki hallerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkumiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya karar verilememiş ise, ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde yargılamanın iadesi sebeplerinin varlığının, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.” denilmektedir.
… Kadastro Mahkemesinin 23.02.2001 gün 2000/183 – 2001/67 sayılı dosyasında bilgisine başvurulan bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi … … … hakkında … Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlık soruşturmasına başlanıldığı, ancak; T.C.K.’nun 102. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle takibata yer olmadığı kararının verildiği tartışmasızdır. Zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verilmesi, ilgili sanık hakkında kamu davasının açılmayacağının göstergesi olmayacağı gibi beraat anlamına da gelmez. H.U.M.K.’nun 445. maddesinin 10. bendinin son fıkrası gereğince zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verildiği için ceza mahkemesi kararı aranmayarak, yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin varlığının, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir. Bu nedenle; mahkemece davanın esasına girilerek esas hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27.01.2010 günü oybirliği ile karar verildi.