YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10018
KARAR NO : 2010/10791
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan 25.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ve katılan gerçek kişiler vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.09.2010 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … … vekili Av. …, Hazine vekili Av. … … ve … vekili Av. … ile karşı taraftan davalı … Yönetimi vekili Av. … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü … mevkii 123 ada 33, 34, 36, 37 ve 38 parsel sayılı sırasıyla, 609,84 m2, 1200,51 m2, 482,94 m2, 361,14 m2 ve 626,16 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliğiyle önceden bir bütün olarak … …’ın atalarından kalıp zilyetliğindeyken, 1975 yılında … …’a, onun da 1995 yılında … …’a sattığı, … … tarafından 2005 yılında ifraz edilerek 33 sayılı parselin …, 2006 yılında 34 paseli …, 38 sayılı parseli … Karakol’a sattığı, yine 37 parseli İngiliz uyruklu …’e, 36 sayılı parseli de …’e sattığı, onların da 36 ve 37 sayılı parslleri … …’a satarak zilyetliğini devrettiği, 36 ve 37 parsellerin bulunduğu yerin, imar planı yapılmadığından köy statüsünde olduğu, Köy Yasası gereğince bu yerlerin yabancılara satışına olanak bulunmadığı, parsellerin Aslie Hukuk mahkemesinin 1990/457 esasında dava konusu edildiğinden söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/457 Esasına kayıtlı dosyada, davacı … … tarafından davalı sıfatıyla Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davasıyla, … Efendi çocukları … …, … mirasçıları ve mirasçılarından … Mirasçıları terekesi mümessili … Üye tarafından davalı Hazine ve köy tüzel kişiliği ile … … … taraf gösterilerek, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63,64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle itiraz ettikleri dava, Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
…, Bedia Gürkan ve arkadaşları aynı tapuya dayanarak taşınmazına adlarına tapuya tescili istemiyle, … 27.01.2009 tarihli dilekçesiyle 123 ada 34 sayılı parselin,… (123 ada 33 sayılı parselin, … ise 123 ada 38 sayılı parselin adlarına tapuya tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
Mahkemece, diğer davaların REDDİYLE, çekişmeli … köyü 123 ada 33, 34, 36, 37 ve 38 sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … …, Katılanlar …, …, … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosu ile eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin öncesi ve eylemli turumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu, tarım alanı olarak kullanılmadığı belirlenip, ev yapmak yada arsa olarak kullanmak suretiyle sürdürülen zilyetlik, taşınmazın ekonomik amacına uygun olmadığı, davacı gerçek kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddesindeki şartlar gerçekleşmedi gibi, devlet ormanlarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, devlet ormanlarını açmak yada kullanmanın, başka deyişle bu yerleri zilyet etmenin suç teşkil ettiği, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince, her hangi bir nedenle orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış ormanların sınırlandırılmasına olanak verildiği gözetilerek, zilyetliğe dayanan gerçek kişilerin davalarının reddine, çekişmeli parsellerin orman niteliğiyle tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı ve katılan gerçek kişiler ile Hazinenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 750.00.-TL vekalet ücretinin Hazine ve gerçek kişilerden alınarak Orman Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 20/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.