YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1007
KARAR NO : 2010/3856
KARAR TARİHİ : 25.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.02.2008 gün ve 2007/16039-3180 sayılı bozma kararında özetle “uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki eylemli devlet ormanı olduğu, belirlenmişse de, Hazinenin çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı savıyla dava açtığı, dava sebebinin farklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, mahkemenin dava dilekçesindeki hukuki vasıflandırma ile bağlı olmadığı, madi vakıa, başka deyişle, dava dilekçesinde sözü edilen maddi olay ile bağlı olduğu, Hazine tarafından, çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğu, aslında çekişmeli taşınmazın Hazineye ait yerlerden olduğu halde, yolsuz tescil suretiyle davalı adına tapuya kayıt edildiği iddiasıyla bu tapu kaydının iptalinin ve Hazine adına tapuya tescilinin istendiği, gerçektende ormanların mülkiyetinin Hazineye, kullanılması başka deyişle intifasının da Orman Yönetimine ait olduğu, Hazineye ait yerlerden olmasına rağmen yolsuz tescil suretiyle davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istendiğine, tapu iptal ve tescile ilişkin bu istemin, Hazineye ait devlet ormanı nitelikli yerler ile bu niteliğini kayıp etmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler ayrımına dayanmadığı, esasen, Hazinenin devlet ormanı savıyla yeniden dava açmasını ve bu şekilde … baştan yargılama külfetlerine yol açılmasının usul ekonomisi ilkesine de uymayacağı gözetildiğinde, davanın bu nedenle reddinin doğru olmadığı, diğer taraftan, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı belirlendiği halde, Orman Yönetimi tarafından taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle daha önce dava açılıp açılmadığı, açıldı ise akibeti araştırılmadığı gibi, Orman Yönetimi tarafından dosyaya gönderilen orman kadastro haritasında çekişmeli parsel kısmen orman kadastrosu sınırları içinde, kısmen de 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalacak şekilde işaretlendiği, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi krokisinde çekişmeli parseli ilgilendiren 2119 ila 2128 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile bir örneği dosyada bulunan orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin orijinal haritanın renkli fotokopisindeki aynı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattı açı ve mesafe olarak bir biri ile çeliştiği halde, mahkemece bu çelişkiler üzerinde durulmadığı, bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli parselle ilgili Orman Yönetimi tarafından açılmış bir tapu iptal tescil davası, yada Hazine tarafından devlet ormanı savı ile açılmış bir tapu iptal tescil davası bulunup bulunmadığı araştırılarak, böyle bir dava varsa ilgisi nedeniyle davaların birleştirilmesi, daha sonra üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte orman kadastro tutanak ve haritaları ile kadastro paftası yönetmeli ve teknik izah nameye göre yöntemince uygulanarak, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumunun genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanması,, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kısmen kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapuda davalı adına olan payın iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1992 yılında yapılıp 24.12.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Hükmün uyulan bozma kararı gereği işlem yapılarak, Hazine tarafından çekişmeli parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer savıyla dava açıldığı, kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki eylemli devlet ormanı olduğu, aynı parsel Orman Yönetimi tarafından açılan davanın kabulü ile çekişmeli Çöğmen köyü 1013 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin Dalaman Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.03.2007 gün ve 2005/271-56 sayılı kararının, davalının temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01.05.2008 günlü ve 2008/3403-6688 sayılı kararı ile onandıktan sonra, karar düzeltme yolu da kullanılmadığı için kesinleştiği, Hazinenin davasının konusuz kaldığı belirlendiğine göre davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, Hazinenin davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de kararı Hazine temyiz ettiğine, bu hatanın sonuca etkili olmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 25/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi