Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/10840 E. 2010/11235 K. 27.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10840
KARAR NO : 2010/11235
KARAR TARİHİ : 27.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar… mevkiinde bulunan ve sınırları gösterilen 46250 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, miras bırakanları … ’dan kaldığını; murislerinin taşınmazı … …’ten satın aldığını ve taşınmazın 3573 Sayılı Yasa kapsamında verilen 21.3.1968 tarih 44 nolu tapu kaydının bulunduğunu bu nedenle taşınmazın adlarına tescili talebi ile dava açmışlardır. Orman Yönetimi 25.07.2005 tarihli dilekçesi ile davaya müdahale talebinde bulunmuş ve taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davacı gerçek kişilerin ve müdahil Orman Yönetimin davasının kısmen kabulüyle (B) ile gösterilen 37500,68 m2’lik kısmın zeytinlik niteliği ile … … mirasçıları adına, (A) ile gösterilen 2325,99 m2’lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm Orman Yönetimi ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydına dayanılarak açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 13.05.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu 1963 yılında yapılarak kesinleşmiştir.
Davacılar 21.3.1962 tarihli tapu kaydına dayanmakta olduğuna bu tapu kaydı 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Yasa gereğince verildiğine göre bu yere ait zeytincilik paftası ile tahsis evrak ve belgelerinin bulunması gerekmektedir. Fakat İl tarım müdürlüğünün 10.12.2009 havale tarihli cevabi yazısından yörede 1958-1959 yıllarındaki 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Yasa gereğince verilen zeytincilik parselleri ile ilğili o tarihte faaliyet gösteren mülga kuruluşlara ait herhangi bir bilgi, belge ve dökümün arşivlerinde bulunmadığı bildirilmiştir. Bundan ayrı; dayanılan 21.03.1962 tarih 44 nolu tapu kaydının yüzölçümü 46250 m2 olduğu halde, geldisi olan şubat 1960 tarih 62 nolu tapu kaydının yüzölçümü 35042 m2 ve bu tapu kaydının geldisi olan 1953 tarih 23 nolu tapu kaydının yüzölçümü ise yine 46250 m2’dir ve her 3 tapu kaydı da ayni sınırları okumaktadır. Mezitli Köyü 1953 tarih 23 nolu tapu kaydının kayıt sureti üzerinde 76 nolu zeytincilik parseli olduğu yazılmıştır. Tapu kayıtları arasında miktarları yönünden uyuşmazlık bulunmaktadır. Ayrıca, dosyada mevcut çekişmeli taşınmaza ait krokide çekişmeli taşınmaz üzerinden yüksek gerilim hattı geçtiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yüksek gerilim hattının ne zaman geçtiği, gerilim hattı ile ilgili kamulaştırma işleminin yapılıp yapılmadığı ve kamulaştırma işlemi yapılmış ise bu işlemin yapıldığı tarihte kimin zilyet olduğu araştırılmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece öncelikle davacıların dayandığı 21.03.1968 tarih 44 nolu tapu kaydı tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte getirtilmeli, taşınmaz üzerinden geçtiği anlaşılan yüksek gerilim hattı ile ilgili tüm belgeler getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünden kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yapılmış ise kamulaştırma evrakları getirtilmeli, zilyedin belirlenip belirlenmediği araştırılmalı ve önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, kesinleşmiş orman tahdidi varsa tahdit haritası ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik acı ve uzaklıklarda olan en az 4 yada 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; bundan ayrı, yerel bilirkişi yardımıyla ve kadastro … bilirkişi marifetiyle dayanak tapu kaydı zemine aplike edilmeli; varsa … komşu parsellerin dayanaklarını teşkil eden tapu kayıtları ile birlikte uygulanmalı, yapılan bu uygulama sonucunda dayanılan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı tespit edildiği taktirde yörede orman kadastrosunun kesinleştiği 13.11.1993 tarihinden dava tarihi olan 08.12.2004 tarihine kadar 20 yıllık yasal edinme süresi dolmamış olup, kazanma koşullarının davacılar yararına gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmelidir.
Yapılan bu uygulama sonucunda dayanılan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu tespit edildiği 3402 sayılı yasanın 20/A maddesine göre “ kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerine uygulanması mümkün bulunmakta ise , harita, plan ve krokide ki sınırlara itibar” olunacağından, çekişmeli taşınmazın zeytincilik paftası ve tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, plan ve krokinin fenni sıhhate haiz olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile örtüşüp örtüşmediği uygulama sonunda raporda tartışılmalı; keşif ve uygulama bilirkişilerin düzenleyecekleri müşterek krokiye ayrı ayrı renklerle yansıtılmalı; taşınmaz zeytincilik paftası içersinde kalıyor ise 3402 Sayılı Yasanın 45/3. maddesine göre kazanılmış haklarda dikkate alınarak davacıların davasının kabulüne karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahil davacı … Yönetimi ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 27/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.