YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11401
KARAR NO : 2010/15320
KARAR TARİHİ : 07.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ve davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, Bornova İlçesi, … Köyü 574 parsel sayılı 650 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, kısmen yörede 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili ve el atmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın 22.02.2010 tarihli … bilirkişi raporunda (A) işaretli 43,40 m2’lik kısmının tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, bu bölüme davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ve davacı OrmanYönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdidi 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1948 yılında yapılmıştır. Daha sonra 1993 yılında herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılmıştır. Genel arazi kadastrosu 1976 yılında yapılmış, taşınmaz zeytinli tarla niteliğiyle kişiler adına tespit ve tescil edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman tahdidinin 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılarak kesinleştiği, daha sonra 95 nolu orman tahdit komisyonunca 1991 ile 1993 yılları arasında 1948 yılında yapılan tahdidin aplikasyonu ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulaması yapılarak 24.12.1993 tarihinde ilan edilmekle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; 1948 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası ile daha sonra yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamasına ait haritanın çelişkili olduğu, haritalar arasında çıplak gözle görülür biçimde farklılık bulunduğu aplikasyon işlemi yapılırken 1948 yılı tahdidine orman sınır noktalarının yerleri, açıları ve mesafeleri bakımından uyulmadığı, adeta zemindeki duruma göre yeniden orman sınırı geçirildiği gözlenmektedir.
Aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurulacak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur. (02.09.1986tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Yönetmeliğin 44. md.) Aplikasyon işlemi orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez. Kesinleşmiş orman sınırları değiştirilerek yapılan aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritasının hukuken geçerliliği söz konusu olamaz.
-2-
2010/11401 – 15320
Mahkemece karara dayanak alınan ve uzman bilirkişi tarafından düzenlenmiş krokide gösterilen 1121-1122-1123-1124 ve 1125 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ve eğimi ile bir örneği dosyada bulunan 24.12.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması işleminden sonra oluşturulan harita arasında çelişki yok ise de, bir örneği dosyada bulunan 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılarak kesinleşen ilk orman tahdidine ilişkin orman tahdit haritasındaki aynı noktaları birleştiren hat arasındaki açı ve yön itibariyle benzerlik bulunmamaktadır. Mahkemece bu husus üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. 1948 yılında yapılıp kesinleşen ilk orman tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda … Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde … tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … ve davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 07/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.