Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11522 E. 2010/13189 K. 27.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11522
KARAR NO : 2010/13189
KARAR TARİHİ : 27.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

2007 yılında yapılan kadastro sırasında, Kıncılar Köyü 146 ada 11 parsel sayılı 605,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir.
Davacılar … ve …; satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Daha sonra … davasından feragat etmiştir. Mahkemece, … tarafından açılan davanın feragat yönünden reddine, …’ın davasının ise keşif giderlerini kesin süre içinde mahkeme veznesine yatırmadığı ve çekişmeli taşınmazın Orman Yönetimi ve davalı arasında görülüp sonuçlanan Fethiye Kadastro Mahkemesinin 2007/85-2008/204 sayılı kararıyla orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği gerekçesiyle reddine, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 22.10.1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın Dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan Fethiye Kadastro Mahkemesinin 2007/85 Esas sayılı dosyasında da davalı olduğu, her iki dava dosyasındaki davanın konusunun, sebeplerinin aynı oldukları anlaşılmaktadır. Kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkilidirler. Aynı parsel hakkında açılmış davaların H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilerek görülmesi zorunludur. Aksi taktirde, infaz kabiliyeti olmayan birbiriyle çelişkili kararlar verilebilecektir. Bu durumda, her iki dava dosyası ile birleştirilerek yargılama yapılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle; davalı …’nun temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.