Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11770 E. 2010/11936 K. 06.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11770
KARAR NO : 2010/11936
KARAR TARİHİ : 06.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

2008 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 172 ada 4 parsel sayılı 3.885,70 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
172 ada 6 parsel sayılı 6.203,15 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir. Davacı …; kadastro çalışmaları sırasında adına tespit edilen 172 ada 5 parselin yüzölçümünün eksik yazıldığını, eksikliğin 172 ada 4 ve 6 parsellerde kaldığını, bu taşınmazlardan toplam 1.385 m2 yüzölçümlü yerin adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Daha sonra 172 ada 6 parsele yönelik davasından feragat etmiştir. Mahkemece, davacının keşifte 172 ada 4 parseli hiç kullanmadığını, …’un ormandan açtığını bildirdiği, 172 ada 4 parselin davacının zilyetliğinde bulunmadığı, 172 ada 6 parsele yönelik davasından da feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından 172 ada 4 parsel yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 17.06.1998 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye bilirkişi raporlarına göre temyize konu taşınmazın ham toprak niteliğinde olduğu, davacının taşınmazı hiç kullanmadığı, kaldı ki temyize konu yerin zilyetlik yoluyla kazanılacak yerlerden olmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 06/10/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.