Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11917 E. 2010/15050 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11917
KARAR NO : 2010/15050
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 285 ada 21 parsel sayılı 6500.00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar murisi adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece kurulan hüküm dosya içeriğine uygun değildir. Şöyle ki, hükme esas alınan uzman orman bilirkişi kurul raporundaçekişmeli taşınmazın memeleket haritasında güney, doğu ve batı bölümünün yeşil renkli çalılık alan, diğer bölümünün açık alanda kaldığı, amenajman planında ise meşe baltalığı alanı içerisinde kaldığı, üzerinde yer yer genç meşe ocakları ile kesilmiş meşe ağaçlarının bulunduğu açıklanarak taşınmazın resmi belgelerdeki konumunu işaretlenmiştir.
Dairemizin 02.06.2008 gün ve 2008/5389 E-8060 sayılı dosyasında uzman ormancı bilirkişiler …, … ile jeolog bilirkişi … tarafından düzenlenen 02.02.2007 tarihli raporda “Davalı taşınmazın memleket haritasındaki rumuzlara göre çalılık alanlar içerisinde kaldığı görülmekte ise de taşınmaz üzerinde bulunan meşe ağaçlarının mevcudiyeti, harita tanzimine müstenit olan … fotoğrafının çekimi sırasında bu ağaçların kesilmiş olduğu sadece çalılık örtünün kaldığı kanaati uyanmıştır. Şöyle ki; meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşenin daha önceki yıllarda tahrip edilmiş olduğu, … fotoğraflarının bu senelerde çekilmiş olduğu, fakat daha sonraki yıllarda … altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği bilimsel bir gerçektir.” şeklinde bilimsel açıklamalarda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve uzman bilirkişi raporlarından çekişmeli taşınmazın 285 ada 43 sayılı Meşebaşı devlet ormanına komşu olup orman bütünlüğü içinde yer aldığı ve ormanın devamı niteliğinde olduğu, üzerinde yer yer meşe ocakları ile meşe köklerinin bulunduğu, yukarıdaki uzman bilirkişi raporunda belirtildiği gibi meşe ağacı tohumunun, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması

-2- 2010/11917- 15050

nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmeyeceği, daha önceki yıllarda tahrip edilmiş olması nedeni ile resmi belgelerde ormanlık alanda gözükmemiş olduğu anlaşılmakla mahkemece kabulü ile çekişmeli 285 ada 21 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 02/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.