YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12124
KARAR NO : 2010/15232
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE- … K.T.K.
Taraflar arasındaki mera kaydının iptal ve tescili davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi … Köyü 227-241-243 parsel sayılı taşınmazların tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1992 yılında yapılan ve 09.03.1993-09.09.1993 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve işlemin kesinleştiğini belirterek taşınmazların mera kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 5841 Sayılı yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi hükmü gereğince 10 yıllık dava açma süresi geçmiş bulunduğundan davanın reddine karar verilmiş, mera komisyonu kararının iptali yönünden ise açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın mera kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1992 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış, 1984 yılında yapılan ve 31.08.1984 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosunda ise mera olarak tesbit ve yolsuz olarak özel siciline tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1992 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1.maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle verilecek mahkeme kararının, yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu
-2-
2010/12124-15232
saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı göz önünde bulundurularak kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazların tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken … olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 06/12/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.