YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12308
KARAR NO : 2010/14835
KARAR TARİHİ : 30.11.2010
MAHKEMESİ: .Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.12.2005 tarih 2005/13371-14972 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 1937 yılı 199 tahrir nolu vergi kaydının taşınmazın (B) bölümüne uyduğu; (A) bölümünde ise, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuşsa da, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.Şöyle ki; hükme esas alınan uzman bilirkişi . tarafından hazırlanan rapora ekli memleket haritasının orijinal renk ve sembolleri içermediği gibi, kadastro paftasına da aplike edilmemiştir. Bunun yanısıra, çekişmeli taşınmazın batısında yer alan ve mahkemenin 2002/20 sayılı dosyasında Orman Yönetiminin açtığı davaya konu olan kadastro sırasında (temyize konu davanın da davalısı) Halit Ural adına tespit edilmiş ve yine B.Karakaya’nın müdahil olduğu 101 ada 17 parselin dosyası incelendiğinde ve memleket haritasındaki işaretlemeler birbiriyle karşılaştırıldığında 62 parselin işaretlendiği yerin birbirinden farklı olduğu anlaşılmaktadır. Sözü edilen dosyada 17 parselin orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Bu nedenle; hükme esas alınan rapor karar vermeye yeterli olmadığı gibi, komşu parsel dosyasıyla karşılaştırıldığında çelişkiye neden olmaktadır.
O halde; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin
ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı) ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile dava konusu 101 ada 62 sayılı parselin (A ve A1) işaretli 1903.78 m2’lik kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (B) işaretli bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.Dava, kadastro tespitine itirazdır.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 30/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.