Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/12452 E. 2010/12664 K. 20.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12452
KARAR NO : 2010/12664
KARAR TARİHİ : 20.10.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, 28.11.2008 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, 22.05.2009 tarihli krokide (A)=15.650 m2 ve (B)=14.350 m2 işaretli taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1973 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz, kadastro sırasında hali arazi niteliğinde tesbit harici bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. 17. madde hükümlerinin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; aynı taşınmaz hakkında Çekerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/148-407 sayılı dosyasında, davacının bayii Senem Karabulut tarafından açılan tescil davasının yargılaması sonunda, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve hükmün Dairenin 24.02.2004 gün 7907-1081 sayılı kararıyla onandığı, Dairenin 07.07.2010 tarihli geri çevirme kararıyla sözü edilen dosyanın getirtilip incelenmesinden aynı yere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
O halde; mahkemece, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesinde düzenlenen kesin hüküm kuralları gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.