YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12657
KARAR NO : 2010/15773
KARAR TARİHİ : 13.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalılardan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak yörede 2005 yılında ilk kez yapılan kadastro çalışmalarında 3000 m² yüzölçümlü taşınmazının 166 ada 831 parsel içinde devlet ormanı olarak tescil edildiğini, taşınmazın orman olmadığından orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptali ile taşınmazın adına tescili ve davalı hazine adına tapuda kayıtlı 166 ada 725 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescili istemi ile ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece, davalar birleştirildikten sonra 166 ada 831 sayılı parsel yönünden açılan dava kesin hüküm nedeniyle, 166 ada 725 sayılı parsele yönelik açılan davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre ve dava konusu 106 ada 831 sayılı parsel ilişkin olarak tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/242 esas 2008/10 karar sayılı kararının taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğu, 166 ada 725 sayılı parsel yönünden, davacı gerçek kişi lehine 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesinin 2. fıkrası gereğince asıl davada, kendisini vekil ile temsil ettiren Orman Yönetimi lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, hüküm kısmında davalı … Yönetimi lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; asıl davada red sebebi ortak olan davalılar vekillerine tek vekalet ücreti verilmesi gerektiğinden, hüküm fıkrasının 4-a bendinde yer alan “davalı Hazine” cümlesinden sonra gelmek üzere “Orman Yönetimi” cümlesinin yazılması, yine aynı bendde yer alan “davalıya“ kelimesinin kaldırılarak “davalılara” kelimesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 13/12/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
…