YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1321
KARAR NO : 2010/4365
KARAR TARİHİ : 01.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … …, 24.05.2002 tarihli dilekçesiyle … Beldesi (Çamköy) … mevkiinde sınırlarını bildirdiği iki parça taşınmazı eklemeli olarak, 40 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla çekişmesiz ve aralıksız zilyet ettiğini, yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddiasıyla adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Davalı Hazine, zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığını, taşınmazın adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, … Beldesi Çamköy de yer alan ve … Bilirkişi … tarafından düzenlenen 31.12.2008 tarihli kroki ve raporda (A) ile gösterilen 2385,26 m2 ve (B1, B2,B3 VE B4) ile gösterilen 4092,83 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline, davacı gerçek kişinin fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, aynı bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen 335,26 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ise, Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1974 yılında yapılıp, 20.10.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 14.02.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu … köyde 1 ila 135 sayılı parsellerin kadastro çalışmaları 1963 yılında yapılıp, sonuçları 23.11.1963 ila 23.12.1963 tarihleri arasında ilan edilmiş, ikinci arazi çalışması 1976 ila 1980 yıllarında yapılıp, sonuçları 17.06.1980 tarihinde ilan edilmiş dava konusu taşınmaz 1964 yılında yapılan çalışmada tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile maki tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporları ile çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında bulunduğu, davacı yararına imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yakın zamanlarda temyiz incelemesi yapılan dava dosyalarında, aynı Beldede, aynı mevkide yada birbirine yakın mevkilerdeki … yüzölçümlü taşınmazların aynı sebebe dayanılarak dava konusu edildiği, yerel bilirkişi ve davacı tanıkları, dava konusu edilen değişik taşınmazların davacıları yada bayileri tarafından 20 yıldan önce imar ihya edildiği ve tarım alanı olarak kullanıldığını bildirilmişse de, beyanları somut olaylara dayalı değildir.
Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda, taşınmazın 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları dışında olduğunu bildirilmişse de, tesciline karar verilen taşınmazın arazi kadastro parsellerine irtibatlı infaza olanak veren krokisi de düzenlenmemiş,çekişmeli taşınmazın imar ihyaya konu olduğu dönemde üretilen … fotoğrafları ve memleket haritasında ne şekilde görüldüğü ve nitelendiği belirlenmemiş, çekişmeli taşınmazlara en yakın arazi kadastro parselleri belirlenmemiş ve kayıtları getirtilmemiş, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer ne olarak niteledikleri araştırılmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri gösteren, imar ihya edildiği tarihe en yakın zamanda üretilenler dahil çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri gösteren memleket haritası renkli orijinalinden fotokopisi ile … fotoğrafları, varsa imar planlarının yapımında kullanılan … fotoğrafları, varsa çekişmeli taşınmaza ilişkin idari tahkikat tutanakları ve ecri misil tahakkuk ve tahsiline ilişkin belgeler, çekişmeli taşınmazın komşusu olan arazi kadastro parsellerinin tesbit tutanak ve krokileri ile çekişmeli taşınmazı geniş çevresi ile birlikte gösteren 1960 yılında düzenlenen 1/5000 ölçekli genel arazi kadastro paftası getirtilip dosya keşfe hazırlanmalı daha sonra, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memuru, üç ziraat mühendisi bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, 1946 yılında yapılıp kesinleşmiş orman tahdit haritası, tapulama paftası ve çekişmeli taşınmazın kroki ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, bu taşınmazın tahdit hattına göre konumu ve getirtilen memleket haritası ve … fotoğrafında ne şekilde nitelendirildiği duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; çekişmeli taşınmazın konumu memleket haritası ve … fotoğraflarında işaretlettirilmeli, bilirkişilere değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 10 ya da 15 adet orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde; aynı nedenle değişik kişiler tarafından dava konusu edilen taşınmazlar ile, arazi kadastro parsellerini geniş çevresi ile bir arada gösteren, ayrı renkli kalemler ile işaretli, ölçekli, tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli;
Yukarıda açıklanan yönteme göre yapılacak araştırma sonunda, parselin orman olmadığı anlaşılırsa, bu defa davacı gerçek kişi yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, çekişmeli taşınmaz ve çevresindeki diğer taşınmazların ya arsa yada ev ve müştemilatı olarak kullanıldığı gözetilerek, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; toprak bilgisine sahip tarım uzman bilirkişi görevlendirilip, taşınmazdan muhtelif toprak numuneleri alınıp, gerekirse ilgili kurumda incelettirilip, imar ihyaya konu olup olmadığı olmuş ise tarihi, tarım toprağı olup olmadığı ve tarım toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı, özellikle taşınmazdaki meyve ağaçlarının yaşları gözetilerek saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 01/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.