Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1459 E. 2010/7939 K. 07.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1459
KARAR NO : 2010/7939
KARAR TARİHİ : 07.06.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalılar Sabahattin … mirasçısı … …, … … mirascısı …., … tarafından esastan, davalılar …. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin pul yokluğundan reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında ….Köyü 6 parsel sayılı 2280 m2, 13 parsel sayılı 6750 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 271 nolu vergi kaydına; 7 parsel sayılı 1240m2, 14 parsel sayılı 8250 m2, 17 parsel sayılı 8000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine,18 parsel sayılı 9750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 270 nolu vergi kaydına, 19 parsel sayılı 25375 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 269 nolu vergi kaydına, 93 parsel sayılı 11375 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 186 nolu vergi kaydına ve 237 parsel sayılı 28000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 171 nolu vergi kaydına dayanarak … … mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların Rumlardan metruk olup, çevresinde orman bulunduğu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini bildirerek tutanaklara itiraz etmiş ve her parsele ait dava dosyasının gezici kadastro mahkemesinin ayrı ayrı esaslarına kaydı yapılmış; mahkemede yangın çıkması sonucunda dava dosyaları yenilenmiş ve tekrar ayrı ayrı esaslara kaydı yapılmıştır. Mahkemece davaların reddine dair verilen kararların 7. Hukuk dairesin karaları ile bozulmasından sonra tüm parsellere yönelik davalar birleştirilmiş ve mahkemece davanın reddine dair verilen karar 16. Hukuk dairesinin 10.3.1995 tarih … sayılı kararı ile “Mahkemece zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davacı Hazinenin taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığı, taşınmazların çevresinde orman bulunduğu ve zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını iler sürdüğü halde davalıların dayandığı vergi kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediğinin, taşınmazların bulunduğu bölgede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı ve taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı üzerinde durulmamış olduğu ve taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığının araştırılmadığı gibi dava konusu taşınmazların zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığının da kesin olarak belirlenmemiş olduğu ”gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile 6 parselin kararda gösterilen paylar oranında … … mirasçıları adına, 7, 13 ve 14 parsellerin tespit gibi Hazine adına, 17 ve 18 parsellerin 2/B niteliği ile Hazine adına, 19 parselin 10659,5 m2 kısmının 2/B niteliği ile Hazine adına, kalan 14715,5 m2 kısmının Hazine adına, 93 (206 ada 2) parselin Hazine adına, 237 parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine ile davalılar … mirasçısı … …, … … mirascısı… tarafından esastan, davalılar … tarafından karar başlığında isimlerinin yanlış yazıldığı ve bunların düzeltilmesi gerektiği bildirilerek temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdidi 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır. Daha sonra yargılama sırasında aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması 3302 Sayılı Yasayla değişik 2/B uygulaması yapılmıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 6 parsel sayılı taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı hazinenin bu parsele yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6 parsele yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 237 parsel sayılı taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu ve davalılar yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar … yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 237 parselel yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
3) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 7, 13, 14 ve 93 parsel sayılı taşınmazların üzerinde tarım yapılmadığı, … otları ve çalılarla kaplı hali arazi niteliğinde olduğu, davalılar yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar … ,… yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 7, 13, 14 ve 93 parsellere yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
4) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece 17 ve 18 parsellere yönelik olarak hazinenin davasının kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede yargılama sırasında 3302 Sayılı Yasayla değişik 2/B uygulaması yapılmış olup dava konusu taşınmazlar yönünden 2/B uygulamasının kesinleşmediği, taşınmazların fiilen orman niteliğini halen taşıdığı, 2/B şartlarını taşımadığı saptandığına göre, taşınmazların bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “2/B vasıflı olarak” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “2/B vasıflı olarak” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “orman vasfı ile” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,
5) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece 19 parsellere yönelik olarak hazinenin davasının kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede yargılama sırasında 3302 Sayılı Yasayla değişik 2/B uygulaması yapılmış olduğu ancak dava konusu taşınmaz yönünden 2/B uygulamasının kesinleşmediği, taşınmazın fiilen orman niteliğini halen taşıdığı, 2/B şartlarını taşımadığı 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre yörede orman kadastrosu yapılmadığı ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. madde ve kadastro yönetmeliğinin 26/H bendi gereğince her zaman orman sınırları içine alınabileceğinden taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “10659,5 m2 kısmının 2/B vasıflı olarak Hazine adına, 14715,5 m2 kısmının Hazine adına” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 5. ve 6. bentlerinin tamamen kaldırılarak bunun yerine … Köyü 19 numaralı parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,
6) ….’in temyiz itirazlarına gelince; … ve … mirasçısı …’in adının karar başlığının 11/e-2 bendinde ….olarak yanlış yazıldığı, ancak temyiz dilekçesinde … ve … …’ın … ve … mirasçısı olarak değil karar başlığının 11/f ve g bentlerinde … … ve …. mirasçısı olarak yer aldığı anlaşıldığından, karar başlığının 11/e-2 bendinde … “…” isminin kaldırılarak bunun yerine “….” yazılması suretiyle … başlığının DÜZELTİLMESİNE,
7) Seden Demirsalan’ın temyiz itirazlarına gelince; … … ve … mirasçısı…’ın adının karar başlığının 11/c bendinde … olarak yanlış yazıldığı anlaşıldığından karar başlığının 11/c bendinde … “…” isminin kaldırılarak bunun yerine “…” yazılması suretiyle … başlığının DÜZELTİLMESİNE, aşağıda … onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 07/06/2010 günü oybirliği ile karar verildi.