YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1469
KARAR NO : 2010/4542
KARAR TARİHİ : 06.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve katılan tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … Köyü 801 parselin 2/B ile ilgisi olmadığı halde tapu kaydına bu yönde şerh konulduğunu bildirerek şerhin silinmesini istemiş, katılan … ise kendisine ait bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece taşınmazın öncesi itibariyle Devlet ormanı olduğu ve sonra bu niteliğini kaybetmesi nedeniyle orman sınırı dışına çıkarıldığı, bu işlemin de kesinleştiği, dolayısıyla davacı ve müdahil arasındaki mülkiyet tartışmasına girilemeyeceği belirlenerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve katılan tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B şerhinin silinmesine ve orman tahdidine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 20.02.1987 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ile 12.09.1991 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 04.01.1983 tarihinde vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastrosu komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1987 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye ait alacağı, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, şartları varsa devreden karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanacağı, davacıların satın aldığı tarihte idarece tapuya konulmuş bir şerh bulunmasının, taşınmazın öncesi itibariyle orman olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı ve katılanın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 06/04/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.