Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/14796 E. 2011/1597 K. 23.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14796
KARAR NO : 2011/1597
KARAR TARİHİ : 23.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.12.2004 gün 8975-14053 sayılı bozma kararında özetle: “Orman Yönetiminin … Beldesi 103 ada 2, 48, 49 ve 53 sayılı parsellere yönelik olarak dava açtığı ve 1982 yılında kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması sonucu taşınmazların orman sınırı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de; taşınmazları ilgilendiren 48, 49 ve 52 nolu orman sınır noktalarından geçen orman sınır hattının, komşu hatlarla bağlantı kurulmadan tek çizgi halinde gösterildiği ve denetime elverişli olmadığı, bu nedenle yeniden inceleme yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Orman Yönetimi ve Hazinenin davasının kabulüne, 103/2 A (481 m2), 103/48 A (1453), 103 ada 49 A (955 m2) ve 103/53 A (1971 m2) bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına; (B) bölümlerinin tespit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 03.05.1982 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların (A) işaretli bölümlerinin hem kesinleşen orman kadastro haritasında, hem de eski tarihli resmi belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen 36/A. maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve aynı yasının 17. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama
yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 12. ve 14. paragrafının kaldırılarak, yerine “6099 Sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı yönetim üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.