Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15081 E. 2011/938 K. 27.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15081
KARAR NO : 2011/938
KARAR TARİHİ : 27.01.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü Değirmen Yanı mevkii 226 ada 2 parsel sayılı 1570,23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. … mirasçıları … ve arkadaşları 27.01.2009 tarihli dilekçeleriyle, murisleri …’in atalarından intikalen zilyetliğinde bulunan 8000 m2 taşınmazın bir bölümünün 226 ada 2 parsel sayısı ile Hazine adına atesbit edildiği, bir bölünün ise orman olarak kadastro dışı bırakıldığı, taşınmazın toplam 8000 m2 yüzölçümüyle adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın REDDİNE, çekişmeli 226 ada 2 sayılı parselin tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline, fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterlien bölümüne yönelik davanın ayrılarak 2009/1588 esasa kayıtlı dosyada dava konusu edildiğinden bu bölümle ilgili kara verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler taraından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu … Köyünün bir bölümünde genel arazi kadastrosu ilkin 1970 yılında yapılmıştır.
İncelene dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosu ile eski tarihli memleket haritası ve amenajman planının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, öncesi ve eylemli durumu itibariyle çam ağaçları ile kaplı devlet ormanı olduğu, bu haliyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olmadığı, davacı tarafın tutunduğu, dava dışı aynı ada 4 sayılı parsele uygulana tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı ve bu tapu kaydının tescil krokisinde, çekişmeli
-2-
2010/15081 – 2011/938

parselin bulunduğu yerin orman olarak nitelendiği belirlenerek davanın reddine, çekişmeli parselin eylemli yapısı nedeniyle 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri ile Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/h maddesi gereğince, yeniden yapılacak orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, eylemli devlet ormanı olduğu belirlenen çekişmeli parselin, kamu düzeni ve kadastro mahkemesinin doğru sicil oluşturma görevi gereğince devlet ormanı olarak tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, tesbit gibi ham toprak olarak tesciline karar verilmesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulması ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “1-Muğla İli, Mamaris İlçesi, … Köyü 226 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbit tutanağındaki tesbit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline,” cümlesinin hükümden çıkartılarak; bunun yerine, “1-Muğla İli, Mamaris İlçesi, … Köyü 226 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbit tunatanağındaki niteliğinin iptal edilerek orman niteliğiyle Hazine adın tapuya tesciline” cümlesi yazılarak düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 27/01/2011 günü oybirliği ile karar verildi.