YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15106
KARAR NO : 2011/1265
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi, … Köyü, … mevkii 153 ada 2 parsel sayılı 12068,86 m² yüzölçümlü taşınmaz, nitelik belirlemesi yapılmadan, tutanakların edinme sebebinde dahili davalının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinde olduğu belirtilmiş ise de; Kadastro Mahkemesinin 2008/33 Esasında, davacı … Yönetimi tarafından taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu savıyla dava açılmıştır. Kadastro Mahkemesinde davacı … Yönetimi, 14.10.2008 havale tarihli dilekçelerinde Armutlu Köyünde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3 maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda dahili davalıya ait taşınmazın orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işlemin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Orman kadastrosuna itiraz davası ile malik hanesi ve nitelik kısmı boş olarak bırakılan kadastro tespit tutanağı aslı birleştirildikten sonra mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin fen bilirkişisinin 31.05.2010 tarihli krokisinde (B) işaretli 888,65 m² yüzölçümlü bölümünün ayrı parsel numarası ile orman niteliği ile hazine adına, (A) işaretli 11180,22 m² yzölçümlü bölümünün tarla niteliği ile … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılıp 16.09.2008 – 15.10.2008 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
Mahkemece, davalının dayandığı ve tespite esas alınan 06.06.2005 tarih, 74 cilt, 92 sayfa, 1 sıra nolu tapu kadının davalı parsele uyduğu kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yetersizdir. Şöyle ki; anılan tapu kaydı Burunköy Köyü Ömerler mevkinde kain tarla niteliklidir. Dava konusu taşınmaz ise … Köyü’nde kaindir. Mahkemece Burunköy adlı bir köy olup olmadığı, varsa isim değiştirip değiştirmediği, dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların yaşı, cinsi, dağılımı araştırılmamış, denetime elverişli şekilde hava fotoğrafı üzerinde taşınmazın yeri ve konumu gösterilmemiş, çekişmeli taşınmazın batısındaki yoldan sonraki taşınmazlara ait tespit tutanakları ve varsa dayanak belgeleri dosya arasına getirtilmemiştir.
O halde; mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı); dayanak tapu kaydının … Köyü … mevkine ait olduğundan, köy adının değişip değişmediği araştırılmalı, dayanak tapu kaydının tarla vasıflı olması, davaya konu taşınmazın ise palamutlu tarla niteliğinde bulunması karşısında taşınmaz üzerindeki ağaçlarının yaşları, cinsi, dağılımı incelenmeli, tapunun oluşum tarihi ile karşılaştırılmalı, komşu parsel tutanakları, varsa dayanak kayıtları ile dayanak tapu kaydının sınırları denetlenmeli, dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 16.02.2011 günü oybirliği ile karar verildi.