Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1530 E. 2010/4507 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1530
KARAR NO : 2010/4507
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 12.05.2008 gün ve 2008/4299-7249 sayılı bozma kararında; “Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacıların miras bırakanı … …’e ait olup ölümü ile mirasçılarına kaldığı ve 3402 Sayılı Yasasının 14. maddesinde … zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının adlarına tescil kararı verilen kişiler yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; kadastro sırasında taşınmaza revizyon gören vergi kayıtları sağlıklı biçimde … kayıtlarla birlikte uygulanmadığı gibi, taşınmazların davacıların miras bırakanı … Tetikten kaldığı, tahminen 15 yıldır taşınmazın kullanılmadığı yerel bilirkişi ve tanıklarca ifade edildiğine ve ziraat bilirkişi raporunda da 15-20 yıldır ziraat arazisi olarak kullanılmadığı ve boş bırakıldığı bildirildiğine göre, miras bırakan … … ve mirasçılarının taşınmazı iradi olarak terk … etmedikleri üzerinde de durulmamıştır. Ayrıca, taşınmaz güneyde 1267, 1183 numaralı orman parsellerine sınır bulunduğundan, taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı da araştırılmamıştır.
Dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede daha önce orman tahdidi yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, bu hususta araştırma yapılmamıştır. Tahdit yapılmışsa; kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Ancak, bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup; bu yasaya göre, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, öncelikle orman sınırlandırılması 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınarak yapılmış ise, haritası uygulanmak suretiyle; sınırlandırma, 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış ve taşınmaz, tahdit sınırları dışında kalıyor ise veya sınırlandırma hiç yapılmamışsa, memleket haritası, eski … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip; önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir … elemanı, bir ziraat ve bir jeoloji mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli yer ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, bu belgelerde taşınmazın ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir. Dayanak vergi kayıtları ile Hazinenin ibraz ettiği mera kayıtları zemine uygulanıp kapsamları belirlenmeli, yukarıda yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, taşınmazın aktif … yatağında olup olmadığı hususunda jeolog bilirkişilerden rapor alınmalı, komşu parsellerin tutanak dayanakları uygulanarak taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, zilyetliğin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi sorulup kesin tarih ve olaylara dayalı açık yanıtlar alınıp 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına oluşup oluşmadığı belirlenmeli, ziraatçi bilirkişi raporunda taşınmazın 15-20 yıldır kullanılmadığı ve boş bırakıldığı belirtildiğinden miras bırakan ve mirasçılarına taşınmazı iradi olarak terk … etmedikleri düşünülmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, dava konusu taşınmazın 15-20 yıldan beri kullanılmadığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin iradi olarak terk edildiği gerekçesiyle davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması ve 2/B uygulaması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 06/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.