Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15468 E. 2011/943 K. 27.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15468
KARAR NO : 2011/943
KARAR TARİHİ : 27.01.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Orman Yönetimi, …Köy Tüzelkişiliği ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü … Mevkii 184 ada 1 parsel sayılı 6949,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, işletme binası ve arsası niteliğiyle, kadimden beri …köyü orta malı olarak kullanıldığı ve işbu parsel üzerine bilinmeyen bir tarihte Orman yönetimi tarafından bilinmeyen bir tarihte işletme binası inşa edildiği, halen aynı amaçla kullanıldığından söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Orman Yönetimi, taşınmazın bir bölümünün muhafaza binası olarak 1960 yılından, 1996 yılına kadar kullanıldığı, taşınazın geri kalan bölümünün ise 1992 yılına kadar orman deposu olarak kullanıldığı, taşınmazın … adına tapuya tescili, Köy Tüzel kişiliği ise taşınmazın, köylülerin yaylaya çıkarken konaklama yeri olarak kullandıkları, üzerindeki meyve ağaçlarından herkesin yararlandığı, taşınmaz üzerindeki binanın kaçakçılığı önlemek için gecici tarzda yapıldığı, daha sonra bu yapının kullanılmadığı, Orman yönetimi ve Hazine ile ilgisi bulunmadığı, taşınmazın köylerine ait mera olarak tescilini istemiştir. Mahkemece davacıların davalarının KABULÜNE, çekişmeli parselin fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 781,03 m2 bölümünün tesbitinini iptaline ve işletme binası ve arsası niteliğiyle … adına tapuya tesclinie, (B) ile gösterilen 6168,47 m2 bölümün tesbitinin iptaline ve mera sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş, hüküm …Köyü Tüzel Kişiliği, Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli parselin bulunduğu yerde tesbit tarihiden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Her ne kadar eski tarili memleket haritası, amenajman ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli parselin eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği, eylemli tarım alanı olduğu, sonuç olarak orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmişse de, çekişmeli parselin komşuları olan parsellerin tesit tutanakları getirtilmemiş, parselin orman içi açıklığı olup olmadığı irdelenmemiş, taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmamış, oran bilirkişi raporunda çekişmeli parselin memleket haritasında yeşil renk ile boyanmasının nedeninin üzerinde çayır çimen ve yeşil çalı ve meyve ağaçları bulunmasından kaynaklanabileceği, bu nedenle taşınmazın orman olarak nitelendirildiğinin söylenemeyeceği şeklinde açıklanmış, çekişmeli parsel ekli memleket

-2-
2010/15468-2011/943

haritasında yeşil ile renklendirilen, güneyinde meyve ağacı sembolü ve doğuda ibreli ağaç sembolü bulunan yerde işaretlendiği, eylemli olarak taşınamazın güneyinde orman parseli bulunduğu da gözetildiğinde, orman bilirkişi raporunun, teknik bulguya dayalı olmayıp, yetersiz ve çelişik görüşleri içermektedir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.

Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınamazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı, mera teknik ekibince mera belirleme çalışması ve tahsis işlemi yapılıp yapılmadığı sorulmalı, yapılmış ise ilgili tutamak suretleri ve haritalar getirtilmeli, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin kamu hizmetine tahsis edilip edilmediği, mera tahsisi kararı yada mera nitelikli tapu ve veri kaydı bulunup bulunmadığı sorularak, varsa ilgi kayıtlar getirtilmeli, çekişmeli parselin komşuları olan parsellerin tesbit tutanakları, tesbitleri kesinleşmişse bu yolla oluşan tapu kayıtları itirazli iseler dava dosyaları getirtilmeli, çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyü bilen ancak köyle ilgisi olmayan komşu köylerden yeterince yaşlı yerel bilirkişiler belirlenmeli, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın ve çevresinin öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; taşınaz üzerindeki ağaçlar ereikrse tek tek sayılarak sayıları cinsleri hakim ağaç türü, kapalılık belirlenmeli, ağaçların taşınmazın hangi bölümünde bulundukları krokisinde işaretlenmeli, keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli); var ise orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalar fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, yerel bilirkişiler ve gösterilecek olursa tara tanıkları vasıtasıyla ilgili kayıtlar uygulanarak, çekişmeli parselin öncesini mera yada orman olup olmadığı, köyün ortak kullanımındaki mera yada yaylak olup olmadığı, ne zamandan beri kimin tarafından ne şekilde kullanıldığı yönünde beyanlarına başvurulmalı,
Yapılan araştırma sonunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği taktirde bu kez, ziraat uzmanı bilirkişiye inceleme yaptırılarak, çekişmeli parselin mera, yaylak

-3-
2010/15468-2011/943

yada kışlak gibi orta malı olup olmadığı, kullanıp şekli ve süresi konusunda teknik verileri içeren rapor düzenlettirilmeli, ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine, davacı … ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 27.01.2011 günü oybirliği ile karar verildi.