Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15663 E. 2011/1474 K. 21.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15663
KARAR NO : 2011/1474
KARAR TARİHİ : 21.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki genel arazi ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2006/17716-1889 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece davanın kapsamının belirlenmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; her ne kadar davacı … Yönetimince, dava dilekçesinde davaya konu yer olarak, Belören Köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz gösterilmiş ise de, Orman Yönetiminin kadastro komisyonuna yaptığı itiraz gözetildiğinde, dava açma iradesinin, zaten orman niteliği ile tespiti yapılmış olan 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik olmayıp, anılan parsele orman olarak ilave edilmesi gerektiği halde orman olarak tespiti yapılmayan, orman ve orman dışı taşınmazların arasındaki tampon bölgede kalan yerler ile, ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilen taşınmazlara yönelik olduğu anlaşılmış olup, anılan taşınmazlar hakkında Orman Yönetiminin dava açmakta hukuki yararı bulunduğu belirtilerek işin esasının incelenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı Keziban Akman tarafından 101 ada 1 parsele karşı hazine aleyhine açılan 2006/9 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir. Davacı … yönetimi vekili 27/06/2010 tarihli keşifte 103 ada 1 ve 103 ada 5 parsel sayılı taşınmazların 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3 maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işlemin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Orman kadastrosuna itiraz davası ile hazine adına ham toprak niteliği komisyon kararı ile tespit edilen tutanak asılları getirtilerek birleştirildikten sonra mahkemece, gerçek kişinin açtığı davanın reddine, orman yönetiminin 101 ada 1 parsele yönelik açtığı davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddine, 103 ada 1 ve 105 ada 1 parsele yönelik açtığı davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel arazi ve orman kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 103 ada 1 ve 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi ve 101 ada 1 sayılı parselin orman olarak tespit edilmiş olması nedeniyle yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, kadastro hakiminin doğru sicil oluşturmakla yükümlü
bulunduğu gözönüne alınmadan tutanak aslı dosya arasında bulunan 101 ada 1 sayılı parsel hakkında red kararı verilmiş olmasına rağmen tescil hükmü kurulmaması ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı hazine aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu hususların hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. bendinden sonra gelmek üzere “Belören Köyü Tülütepe mevkii 101 ada 1 sayılı parsele ait kadastro tutanağının kesinleştirilmek üzere tutanakların devredilmiş olması halinde Tapu Sicil Müdürlüğü’ne, aksi takdirde Kadastro Müdürlüğü’ne gönderilmesine” cümlesinin eklenmesine, yine hükmün 4. bendin üçüncü satırında yazılı “ve hazineden müştereken ve müteselsilen” cümlesi ile 5. bendin ikinci satırında yazılı “davalı hazineden ve” ile “müştereken ve müteselsilen” cümlelerinin kaldırılarak, bunun yerine sekinci bent olarak “8-6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı yasanın 36/A maddesi gereğince davacı … yönetimi tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21/02/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.