YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15717
KARAR NO : 2011/1876
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosunun iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davada … İlçesi hududu içindeki … mevkiinde bulunan taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğu, ancak orman kadastro çalışmasında orman sınırları içine alındığı belirtilerek tesbitin iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece eldeki davanın orman kadastro işlemine karşı askı ilan süresi içinde açılmadığı, bu süre geçtikten sonra ise açılacak tapu iptali davası genel mahkemede görülmesi gerektiği gerekçeleri ile mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen karar davacının temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 02.07.2009 gün 2009/9054-11103 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş ve dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin 10 günlük süreye riayet edilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosunun iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasaya göre 17.05.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
“Kadastro Mahkemesinin 21.04.2009 gün 2006/93-225 sayılı kararı ile davanın askı ilan süresinden sonra 23.06.2006 gününde açıldığı gerekçesiyle görevsizliğine ilişkin karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.07.2009 gün 2009/9054 -11103 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, onama kararı davacı vekiline 04.08.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 18.08.2009 havale tarihli dilekçesi ile dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiği, Asliye Hukuk Mahkemesince de dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için 10 günlük yasal süre içerisinde başvurulmadığından H.Y.U.Y’nın 193/4. maddesi hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği saptanmıştır.
H.Y.U.Y’nın 177. maddesinde “bu kanunun tayin ettiği mühletlerin bitmesi tatil zamanına tesadüf ederse bu müddetler ayrıca bir karar vermeye lüzum olmaksızın tatilin bittiği günden itibaren yedi gün daha uzatılmış addolunur” amir hükmü yer almıştır. Bu nedenle, H.Y.U.Y’nın 193/4 maddesinde düzenlenen 10 günlük yasal sürenin bitimi adli tatile rastladığından adli tatilin bittiği günden itibaren 7 gün daha uzamış sayılacağından yasal başvuru süresinin 12.09.2009 tarihinde sona ereceği gözetilerek davaya kaldığı yerden devam edilmesi gerekirken, … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran gerçek kişiye iadesine 28/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi.