Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16003 E. 2011/2329 K. 08.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16003
KARAR NO : 2011/2329
KARAR TARİHİ : 08.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman sınırlandırılmasına itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi hüküm davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

… Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 12851410,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 5304 Sayılı Yasayla değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi gereğince yapılan çalışmalarda orman olarak sınırlandırılarak orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş ve tutanak 08.12.2006 – 08.01.2006 tarihleri arasında kısmi i1ana çıkarılmış ve kesinleşmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 1 sayılı parsel içinde yer alan 2500 m2 yüzölçümündeki bölümün tespitinin iptali ile adına tescili talebi ile Kadastro Mahkemesine dava açmıştır. Kadastro Mahkemesince 101 ada 1 numaralı parselin tespit tutanağı kesinleştiğinden davanın görev nedeni ile reddine, dosyanın görevli ve yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; Sulh Hukuk Mahkemesince taşınmaz orman sayılan yerlerden olduğundan davanın reddine dair verilen karar davacı gerçek kişinin temyizi sonucu Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.04.2009 gün 2009/4661-5860 sayılı kararı ile “… taşınmazın bulunduğu yeri tüm komşu parselleri ile birlikte gösterir kadastro paftası getirtilerek bu pafta üzerinde çekişmeli taşınmazın yeri belirlenmediği gibi, kadastro paftası ile memleket haritası ölçekleri eşitlenerek birbiri üzerine aplike edilmediği ve taşınmazın konumu memleket haritasında lokal olarak gösterildiğinden bilirkişi raporu da denetlenememektedir. Ayrıca, zilyetlik araştırması da yeterli değildir. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz ve denetlenmeyen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu nedenle, yeniden usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiş, mahkemece verilen ek karar ile temyiz talebinin süresinde olmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmiş, verilen ek hüküm gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir .
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlandırılmasına itiraz ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılın ve 08.12.2006 – 08.01.2006 tarihleri arasında kısmi ilana çıkarılarak kesinleşen orman sınırlandırılması vardır.
İncelenen dosyada … belgeler üzerindeki tebliğ ve temyiz tarihlerine göre, temyiz dilekçesinin yasal süre içinde verilmediği anlaşılmıştır. Bu sebeple, yerel mahkemenin süre aşımı yönünden temyiz isteminin reddi yolunda verdiği kararda bir isabetsiz görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 08/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.