YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16468
KARAR NO : 2011/1229
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 127 ada 1 parselin belgesizden dam ve bahçe niteliğiyle … adına; 103/1, 124/1, 126/1, 127/2, 128/1, 140/1, 141/10, 142/1, 144/14 tarla niteliğiyle; 150/1, 155/1, 162/1, 168/1, 169/1, 175/1, 179/1, 180/2, 204/1, 206/1, 220/1, 230/1, 231/1, 235/1, 237/1, 238/1, 241/1, 243/1, 244/1, 245/1, 250/1, 252/1, 255/2, 259/2 parseller bahçe niteliğiyle köy tüzelkişiliği adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında, orman içi açıklık niteliğinde olduğu ve köy tüzelkişiliği adına tespit edilen taşınmazlarda 3402 Sayılı Yasanın 14. Maddesinde öngörülen 100 dönüm sınırlamasına uyulmadığı iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece 126 ada 1 parsel yönünden davanın kabulü ile taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, diğer taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Yörede 1969 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece 126 ada 1 parsel dışındaki çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; uzman bilirkişi tarafından sadece kesinleşen orman kadastro haritası uygulamasına dayalı rapor hazırlanmış, 126 ada 1 parselin de orman içi açıklığı belirlenmiş, bunun dışında kalan taşınmazların tespit tarihinden 20 yıl önceki ve daha eski tarihlerdeki kullanım durumunu ve tasarruf sınırlarını gösteren memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinden araştırma yapılmamıştır.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten, tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan
memleket haritaları ile kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen Orijinal renkli memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen steoroskopik çift hava fotoğraflarının steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazların niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
O halde; mahkemece yeniden yapılacak keşifte, öncelikle taşınmazların tümünü birarada gösteren kadastro paftası ile en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve tespit tutanaklarının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş steoroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü ,bu belgelere göre orman ya da 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmeli, yukarıda açıklanan komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanağı kayıt ve belgeler ile dava dosyaları ve tapu kayıtları getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri araştırılmalı, taşınmazlar orman sayılan yerlerden değil ise, halen otlak olarak kullanıldıkları bildirildiğinden, ncesinin ne olduğu, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü, kimden kime geçtiği vesürdürülen zilyedliğin ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, ziraat uzmanından bu konularda bilimsel verilere dayalı, doyurucu rapor alınmalı, toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 16.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.