YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16572
KARAR NO : 2011/3569
KARAR TARİHİ : 30.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1977 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında, 1840 ada 8 parsel sayılı 13.997 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Haziran 1947 tarih 3 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak … ve … adlarına tesbit edilmiştir.İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen Hazinenin açtığı dava sonucu, Üsküdar 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/99-233 sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu … Devlet Ormanının 1940 yılında yapılıp kesinleşen tahdit içinde olduğu, 19 nolu kadastro komisyonunca 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı ve bu işlemin kesinleştiği, kadastro tespit tarihinden sonra Orman Bakanlığının 08.05.1978 günlü oluru ile 19 nolu orman kadastro komisyonunca 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan 2. madde çalışmaları iptal edildiğinden dikkate alınmadığı, 2. madde ile çıkan yerlerin tapu sahiplerine döneceği, çekişmeli taşınmazın hiçbir zaman orman olmadığı, itiraz edilmediğinden orman sınırları içinde kaldığı, kaldı ki; Hazinenin orman iddia ve davalarında taraf olamayacağı, dava ehliyeti bulunmadığı gerekçeleri ile Hazine tarafından açılan davanın reddine, kadastro komisyon kararının onaylanmasına karar verilmiş, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince onanarak 11.01.1979 tarihinde kesinleşmiştir. 1840 ada 8 parsel ifraz üzerine 1840 ada 56 ve dava dışı parsellere ayrılmıştır. 1840 ada 56 parsel sayılı 259 m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliği ile … adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı …, 1840 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinde … Devlet Ormanı sınırları içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 2. madde alanında kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 25.02.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre;
1- Çekişmeli taşınmazında içinde bulunduğu … Çiftliğinin 1940 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı,
2- … Çiftliğinin 431 Sayılı Yasa uyarınca Maliye Bakanlığının 20.10.1943 gün 3211/18516 sayılı emirleri üzerine Aralık 943 tarih 2 sıra numaralı tapu ile Hazine adına tescil edildiği,
3- … Çiftliği hissedarlarından … tarafından Hazine aleyhine açılan davanın Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1944/925-280 sayılı kararıyla kabulüne, Hazine adına yapılan tescilin iptaline ve Hazinenin el atmasının önlenmesine karar verildiği, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanarak 04.05.1945 tarihinde kesinleştiği ve bu karar uyarınca Aralık 945 tarih 1 sıra numaralı tapu ile … ve diğer paydaşları adlarına tescil edildiği,
4- … Çiftliği hissedarlarından … ve … tarafından Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın Üsküdar Asliye hukuk Mahkemesinin 1945/50-589 sayılı kararıyla, … Çiftliğinin özel orman olduğu ve Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1944/925-280 sayılı dosyasında … Çiftliğinin aynının davacılar ile dava dışı kişilere ait olduğunun belirlendiği gerekçesi ile Orman Yönetiminin el atmasının önlenmesine karar verildiği, ancak bu kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenemediği,
5- … Çiftliğinin orman olan kısımları 1945 yılında 4785 Sayılı Yasa uyarınca devletleştirildiği ve 05.12.1947 gün 59 sıra nolu tapu kaydı ile Uzuntarla, … ve Çavuşbaşı Ormanları niteliği ile Hazine adına tescil edildiği,
6- Çekişmeli taşınmazında içinde bulunduğu … Devlet Ormanının Bakanlar Kurulunun 28.12.1955 gün 4/6403 sayılı kararı ile muhafaza ormanı rejimine alındığı, bu işlem aleyhine … Çiftliği hissedarları tarafından açılan davanın 1957/289 numara ile reddedildiği,
7- Üsküdar Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.07.1946 gün 1946/503-240 sayılı kararı ile … Çiftliğinin taksim edilmesi sonucu çekişmeli taşınmazında içinde bulunduğu yerin Haziran 1947 tarih 3 sıra nolu tapu kaydı ile … kızı … adına tescil edildiği, 1977 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında … mirasçıları arasında yapılan paylaşım sonucu bir bölümünün 1840 ada 8 parsel numarası ile … ve … adlarına tesbit edildiği,
8- Hazinenin, açtığı kadastro tesbtine itiraz davasının, Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/99-233 sayılı kararı ile reddedildiği ve Yargıtay denetiminden geçerek 1979 yılında kesinleştiği,
9- 19 nolu orman kadastro komisyonunca 15.10.1976 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile çekişmeli taşınmazında içinde bulunduğu alanın orman sınırları dışına çıkarıldığı,
10- Orman Bakanlığının 08.05.1978 gün 25 sayılı oluru ile 1744 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasının iptal edildiği, Muzaffer Şekerkaya tarafından iptal işleminin iptali istemiyle açılan davanın Danıştay 8. Dairenin 1978/2025 esas – 1979/3144 sayılı kararı ile reddedildiği,
11- Muhafaza ormanı sınırlarının 22.12.1980 tarihinde daraltıldığı,
12- 25.02.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu alanın PIII poligon numarası ile orman rejimi dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 1840 ada 8 sayılı kadastro parselinden ifrazen oluşan çekişmeli 1840 ada 56 sayılı parselin de içinde bulunduğu … Ormanlarının 1940 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bulunduğuna, kişilerin itirazı üzerine 1945 yılında Orman Yönetiminin el atmasının önlenmesine karar verilmişse de, … Ormanlarının 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereğince devletleştirilerek, 05.12.1947 tarih 59 numara ile devlet ormanı niteliğinde Hazine adına tapuya kayıt edildiğine, çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu … Ormanlarının Bakanlar Kurulunun 28.12.1955 tarihli kararı ile muhafaza ormanı rejimine alındığına, 26.12.1975 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulaması ile tapu sahibi kişiler adlarına orman sınırları dışına çıkartılmış ise de, muhafaza ormanlarında 2. madde uygulaması yapılamayacağına, Orman Bakanlığının 08.05.1978 günlü oluru ile 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmaların iptal edilmesi üzerine dava dışı Muzaffer Şekerkaya tarafından açılan davanın da Danıştay Sekizinci Dairesinin 25.10.1979 tarih, 1978/2025-3144 sayılı kararı ile reddedildiğine , daha sonra muhafaza ormanlarının daraltılarak 25.02.1981 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile çekişmeli taşınmazın nitelik kaybı sebebiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına, 1840 ada 8 parselin kadastro tespitine itiraza ilişkin Hazinenin açtığı davanın reddine ilişkin 14. Hukuk Dairesinin kararı ile onanarak kesinleşen Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/99-233 sayılı kararında Bakanlık oluru ile iptal edilen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına değer verilmediğine, bu nedenle anılan kararın kesin hüküm olmayacağına, kaldı ki; 1744 Sayılı Yasa uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler bakımından, gerçek kişilerin dava açmakta hukuki yararının kabul edilebilmesi için, çıkarma işleminin ya bu gerçek kişiler lehine yapılmış olması veya 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısında geçerliliğini koruyan tapu kaydına dayanılması gerektiğine, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında da yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğüne,davalının tutunduğu tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirildiğine, 5658 Sayılı Yasaya göre de, iade hükümlerine tabi olmadığına , dayanak tapunun, hukuki değerini yitiren bir tapu olduğundan, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında kişiler yararına herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağına, kaldı ki; sınırlaması itirazsız kesinleşmiş bir tapulu arazi de olmadığına ,diğer taraftan, orman sınırları içinde kalan ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde tapu ve iskan kayıtlarına değer verileceğini öngören 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesi hükümlerinin Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/31-13 ve 14.03.1989 gün 1988/35-13, 13.06.1989 gün, 1989/7-25 sayılı kararlarıyla iptal edildiğine, çekişmeli taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağına ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığına, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağına ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığına, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğuna, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağına, davalının bu taşınmazı satın alırken ödediği bedeli taşınmazı kendisine satanlardan koşulları varsa sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceğine göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.