Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16668 E. 2011/2500 K. 10.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16668
KARAR NO : 2011/2500
KARAR TARİHİ : 10.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve davalılar … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında , 117 ada 9 parsel sayılı 6462,03 m² yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, dava konusu parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, birleşen dosya davacısı Hazine ise; çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece; birleşen dosya davacısı Hazinenin davasının reddine, davacı … Yönetiminin davasının kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazın orman ve fen bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 3010,96 m²’lik ve (C) ile gösterilen 2331,45 m²’lik kısımların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (A) ile gösterilen 1119,62 m²’lik bölümün tespit gibi davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi, birleşen dosya davacısı Hazine ve davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1994 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B) ve (C) bölümlerinin orman tahdidi içinde, (A) bölümünün orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu, fiili olarak orman ağaçlarının (B) ve (C) kısmında yer aldığı,(A) bölümünde orman ağaç ve ağaççığı bulunmadığı, eski tarihli hava fotoğrafında bu bölümün açık alanda kaldığı ve davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu saptanarak mahkemece yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi, ayrıca mahkemece “tespitin iptaline”
karar verilmesi gerekirken “kadastro tespit tutanağının iptaline” karar verilmesi doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 4., 5., 6. ve 7. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile 3402 sayılı yasanın 36.maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması, yine hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “tespit tutanağının” kelimeleri kaldırılarak bunun yerine “tespitinin” kelimesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 03.03.2011 günü oybirliği ile karar verildi.