YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16809
KARAR NO : 2011/2763
KARAR TARİHİ : 16.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.06.2009 gün ve 7805-9489 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli … Köyü 126 ada 114 parsel sayılı (47689 m2) 2/B parseli hakkında açılan davanın reddine karar verilmişse de taşınmazın 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında iken asliye hukuk mahkemesinin 1969/533-1975/1034 sayılı kararı ile orman sınırı içine alındığı ve sonra da 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, teknisyen olduğu anlaşılan orman bilirkişi tarafından taşınmazın orman niteliğini yitirdiği bildirilmişse de raporun hükme yeterli olmadığı, orman mühendisi bilirkişiden yeniden rapor alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin kadastro tespit tutanağı ve eklerinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2002 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, uzman orman bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın üzerinde halen kendiliğinden yetişen fıstık çamlarıyla koru ormanı niteliğinde bulunduğu, orman niteliğini kaybetmediği belirlenerek orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kadastro hakiminin düzenli sicil oluşturma görevi bulunduğu halde, taşınmazın kadastro tesbitinin iptali yerine “tespit tutanağının iptaline” karar verilmiş olması doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. Paragrafındaki ” … “tesbit tutanağı ve eklerinin iptaline” sözlerinin hükümden çıkarılarak yerine, ” … kadastro tesbitinin iptaline …” sözlerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 16.03.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.