Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16863 E. 2011/1477 K. 22.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16863
KARAR NO : 2011/1477
KARAR TARİHİ : 22.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 04/05/2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21/09/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı … geldi,karşı taraftan HAZİNE vekili avukat … ,davalı … YÖNETİMİ vekili avukat … geldi,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … Köyü, … Üstü mevkiinde bulunan 19857 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına/yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın REDDİNE karar verilmiş,hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 22/3/1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman bilirkişi raporlarına göre, 1985 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında kadastro paftası üzerinde “Devlet Ormanı” belirtmesi yapılarak tespit dışı bırakılan dava konusu taşınmazın, krokide A, B ve C ile gösterilen bölümleri Orman kadastrosunda orman sayılmayan iç poligon olarak sınırlandırılan alanda kalmakta ise de bu poligonun tüm yönlerinin devlet Ormanı ile çevrili bulunduğundan orman bütünlüğü içinde, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklığı olduğu, 15.07.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu bulunduğu, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034, 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039, 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-581 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağından özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği, krokide (D), (E) ve (F) harfi ile gösterilen bölümler ise orman kadastrosunda orman sınırı içinde kaldığı,
3402 Sayılı Yasanın 18/2 ve Anayasanın 169. maddeleri gereğince ormanlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi nereye kadar ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımayacağı, kamu malı niteliğindeki ormanlarda özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümlerinin uygulanamayacağı, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkralarının, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edildiği ve kalan fıkralarının da 03.03.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı gözetilerek gerçek kişilerin davasının reddine karar verildiğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre belirlenen 750.00.- TL. vekalet ücretinin davalı gerçek kişiden alınarak davalı HAZİNE ve ORMAN YÖNETİMİ’ne verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/02/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.