YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16908
KARAR NO : 2011/3386
KARAR TARİHİ : 28.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili ve Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 07.05.2008 gün 2008/3172-7033 sayılı bozma kararında özetle: [(Mahkemece, 14/08/2007 tarihinde yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan Teknik Bilirkişi … 20/08/2007 tarihli rapor ve krokisinde, kadastro sırasında 102 ada 15 ve 16 parsele uygulanan 20/03/1945 tarih, 187 sayılı 17000 m2 yüzölçümündeki tapu kaydının … oğlu … adına kayıtlı olduğu, intikal, taksim ve tedavüller sonucu, 15 parselin …, 16 parselin … ve diğer mirasçılar adına tespit edildiği, tapu kaydının bir bütün olarak 102 ada 15 ve 16 parseller ile belgesiz olarak … ve diğer mirasçılar adına tespit edilen 102 ada 22 parseli ve dava konusu çalılık olarak Hazine adına tespit edilen 102 ada 21 parsel ile kısmen de 63 sayılı orman parselinin kapsadığını ve kişiler adına tespit edilen 15+16+22 parsellerin toplamının 20328.97 m2 yüzölçümünde olduğunu belirtilmiştir. Ancak, aynı tapu kaydından, davacı gerçek kişiler adına tescil edilen taşınmazlara uygulanan tapu kaydı, ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri getirtilerek, tapu kaydının ilk oluşturulduğu sınır ve miktarları itibarıyla uygulama yapılmamıştır. Oysa, davacı gerçek kişiler adına tescil edilen taşınmazlara uygulanan tapuların kök kaydının miktarı gitti kayıtlarından az ise ve gitti kayıtlarındaki miktar fazlalığı yönünden 3402 sayılı Yasanın 14. maddesine göre, zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekir. Bu nedenlerle, 20/03/1945 tarih 187 sayılı tapu kaydı, ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ve varsa krokileri ve edinme nedenlerinin dayanak belgeleriyle birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yere ait fotogometri usulü ile oluşturulmuş bulunan orijinal kadastro paftası kadastro müdürlüğünden, yine dava konusu yer hakkındaki, eski tarihli ve 1980’li yıllara ilişkin memleket haritası ve hava fotoğrafları varsa amenajman planı, orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ilgili yerlerden getirtilmelidir. Dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, eski tarihli ve 1980’li yıllara ilişkin memleket haritası ve hava fotoğrafları varsa amenajman planı ve orman kadastro haritası çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak orman kadastro haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren eski tarihli ve 1980’li yılları ilişkin orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği, orman kadastro haritasınırn ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve orman kadastro haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Keşifte, yöreyi iyi bilen yaşlı yerel bilirkişi ve teknik bilirkişiler aracılığı ile, yeniden yapılacak keşifte yukarıda belirtilen haritalar ile birlikte, gerçek kişilerin dayandığı tapu kayıtları, ilk oluşumundan itibaren çevre parsellerin dayanakları ile denetlenerek 3402 Sayılı Yasanın 20/c, 21 ve 32/3 maddesi gereğince, sabit sınırdan başlamak suretiyle, yöntemince çekişmeli taşınmazlara uygulatılarak yüzölçümü kadar kapsamları belirlenmeli, oluşturulduğu tarihte kullanım durumuna göre taşınmazların çapının görülebildiği fotogometri usulü ile oluşturulmuş bulunan orijinal kadastro paftası üzerinde ve aktüel durumunun görülebilmesi açısından 1980’li yıllara ilişkin memleket haritası ve hava fotoğraflarında, çekişmeli taşınmazların konumunu ve tapu kayıt sınırlarını çevre parsellerle birlikte gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir. Böylesine yapılan araştırma sonucu;
a-) Çekişmeli taşınmazın, kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ve dayanak tapu kaydının ilk oluştuğu sınırların miktarıyla geçerli kapsamında olduğu saptanması halinde, davacı gerçek kişiler adına tescil edilmelidir.
b-) Çekişmeli taşınmazın,dayanak tapu kaydının ilk oluştuğu sınırların miktarıyla geçerli kapsamında olmadığı saptanırsa ve tapu kaydının ilk oluşan sınırlarında zilyetlikle kazanmaya elverişli olmayan taşınmaz var ise, bu nitelikte kayıt miktar fazlası taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri yoluyla özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği gözetilerek, gerçek kişinin davası reddedilerek,çekişmeli taşınmaz tespitteki niteliği ile Hazine adına tescil edilmelidir.
c-) Çekişmeli taşınmazın, kesinleşen orman kadastro sınırları dışında olduğu, dayanak tapu kaydının ilk oluştuğu sınırların miktarıyla geçerli kapsamında olmadığı ancak, tapu kaydının ilk oluşan sınırlarında zilyetlikle kazanmaya elverişli olmayan taşınmaz bulunmadığı gibi komşu parsel dayanakları da bu taşınmaz yönünü zilyetlikle kazanmaya elverişli olmayan taşınmaz olarak göstermediği saptandığı taktirde, bu nitelikte kayıt miktar fazlası taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerindeki koşullar oluştuğu taktirde özel mülk olarak kişiler adına tescil edilebileceği gözetilerek, yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, varsa önceki zilyetler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması)] gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu merkez ilçe Ali ağa köyü 102 ada 21 nolu parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 sayılı Yasaya göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2005 yılında 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan ve dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Kadastro sırasında, … Köyü 102 ada 21 parsel sayılı taşınmaz, belgesiz olarak, çalılık niteliği ve 9936,33 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı … köyü 102 ada 21 parsel sayılı taşınmazın, dedesi … adına 1945 tarih 187 sayılı tapuda kayıtlı olduğunu ve miras yoluyla kendisine intikal etmesi nedeniyle taşınmazın maliki olduğunu ileri sürerek, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yapılan keşifte çekişmeli taşınmazın dayanılan tapu kaydı kapsamında ve orman tahdit sınırları dışında kaldığı ve 1958 tarihli memleket haritasına görede orman sayılmayan yerlerden olduğu ve imar ihya yolu ile zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiğ kabul edşlerek davanın Kabulüne, dava konusu … köyü 102 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali edilerek tarla niteliği ile davacı adına tesciline karar verilmişsede, mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; bozma sonrasında yapılan keşif sonucu alınan uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 1947 yılında yapılan orman kadastro haritasındaki konumu irtibatlı krokide gösterilmediği gibi, taşınmazın memeket haritası ve hava fotoğrafı amenajman planından oluşan resmi belgelerdeki konumları da lokal olarak nokta biçiminde işaretlenmiş olup kadastro paftası ile memleket haritasının ölçekleri eşitlenmek suretiyle haritalar birbiri üzerlerine çakıştırılarak taşınmazın konumu memleket haritasında gösterilmemiştir. Mahkemece, kadastro sırasında çalılık niteliği ile hazine adına tespit edilen, 102 ada 21 nolu parselin üzerinde yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya bu nedenle yeterli olmayıp denetime olanak vermemektedir. Bilirkişilerin yetesiz raporlarına dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; öncelikle yörede 1947 yılında yapılan ilk orman kadastrosuna ilişkin tahdit haritası yönetimden getirtildikten sonra, aşağıda belirtilen yöntemle yapılacak keşif ve uygulamada ilk tahdit haritası ile 3402 sayılı yasaya göre yapılan ve dava nedeniyle kesinleşmeyen ablikasyon ve 2/B madde uygulama haritası yerine uygulanıp irtibatlı krokide ayrı ayrı renklerde gösterilmeli bundan ayrı olarak, hem ilk orman kadastro haritası hem arazi kadastro haritası ve eski ve yeni tarhli memleket haritalarının ölçekleri eşitlendikten sonra yapılacak uygulama da taşınmazın konumu çevre taşınmazlarla birlikte bu pafta ve haritalarda ayrı ayrı renklerde üçlü uygulama biçiminde gösterlmeli ve denetime olanak verecek şekilde rapor aldırtılmalıdır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yere ait fotogometri usulü ile oluşturulmuş bulunan orijinal kadastro paftası kadastro müdürlüğünden, yine dava konusu yer hakkındaki, 1950 li yıllara ilşkin eski tarihli ve 1980’li yıllara ilişkin yakın tarhli memleket haritası ve hava fotoğrafları varsa amenajman planı, ilk orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı ilk orman tahdit harita örneği ilgili yerlerden getirtilmelidir.
Dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte; 1) Keşif sırasında uygulandığı bildirilen orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası, kesinleşen orman kadastrosu, varsa aplikasyon ve 2/B madde uygulama haritalarının ölçekleri kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de bu haritaların ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, bu haritalar birbiri üzerine ablike edilerek düzenlenecek bu haritalarda komşu ve yakın komşu parsellerin birlikte gösterilmeli, 2) Yine değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 5 ya da 7 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde, dava konusu taşınmaz ile komşu taşınmazların, memleket haritası, kadastro paftası, orman kadastro haritası ile aplikasyon ve 2/B madde uygulama haritasına göre konumu ve orman kadastro haritasındaki sınır noktaları ile varsa aplikasyon haritasındaki sınır noktaları bu haritalar ile paftaların tümü üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilip gösterilecek şekilde kendilerinden müşterek imzalı krokili rapor alınmalı, yine 1950 li yıllara ilişkin eski tarihli ve 1980’li yıllara ilişkin yeni tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları varsa amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; taşınmazın konumunu gösteren eski tarihli ve 1980’li yılları ilişkin orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği, kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan ve bilimsel verileri bulunan çakıştırmalı ve irtibatlı krokili yeterli rapor alınmalı; ayrıca dayanılan tapu kaydının kıblesi(güneyi) … (… dere) okumaktadır taşınmazın gerçek niteliğini ve sınırını belirleme açısından jeolji mühendisi dinlenmeli ve rapor alınmalı, Bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine vekili ve Orman Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde Orman Yönetimine iadesine 28/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.