YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1691
KARAR NO : 2010/5298
KARAR TARİHİ : 20.04.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 118 ada 164 parsel sayılı 3845.36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi olması nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiş; davacı gerçek kişi, kendisine ait tarım alanı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … tarafından temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur. Hükmüne uyulan 11/03/2008 tarih, 2008/2287 – 3707 sayılı bozma ilamında; “Mahkemece davacı tarafça zilyetliğin terk edilmiş olduğu gerekçesine dayanılarak davanın reddine karar verildiği, dosya arasında bulunan tarım uzmanı raporuna göre çekişmeli taşınmaz halen üzerinde 25-30 yaşlı 10 adet antepfıstığı, 60-70 yaşlı 15 ceviz ve badem ağacı bulunan ve toprağı tarım toprağı özellikleri gösteren bir yer olduğu, keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tutanak bilirkişi ve iki davacı tanığı tarafından taşınmazın murislerinden davacı …’a intikal eden tarım alanı olduğu; davacının babası … oğlu …’ın sağlığında bağ olarak zilyet edildiği; baba …’in ölümü üzerine diğer çocuklarının yurt dışında olması, davacının da market işletmeciliği ile uğraşması nedeniyle bu yerle ilgilenilemediğinin bildirildiği, Nüfus Müdürlüğünden getirtilen kayda göre davacının babası … oğlu …’ın 1996 yılında öldüğü, ölüm tarihi ile çekişmeli taşınmazın tespit tarihi olan 2003 yılına kadar 7 yıl taşınmazın boş bırakıldığının anlaşıldığı, değinilen süre ve yerel bilirkişi, tespit bilirkişisi ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde terk iradesinin varlığından söz edilemeyeceği, ne var ki; bilirkişi ve tanıklarca, dava konusu taşınmazın davacının babası … tarafından kullanıldığı, onun 1996 yılında ölümünden sonra da mirasçıları tarafından kullanılmadığı, taşınmazın davacının babası … oğlu 1916 doğumlu …’a ait olduğunun söylenip, paylaşım konusunda açıklamada bulunulmadığı, diğer mirasçıların yurt dışında olduğunun söylendiği açıklandıktan sonra; mahkemece yapılacak keşifte yöntemine uygun olarak paylaşım yapılıp yapılmadığı araştırılarak yapılmış ve davacı payına düşmüş ise çekişmeli taşınmazın davacı adına, paylaşım yapılmamış ise 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi uyarınca muris … mirasçıları adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, çekişmeli parselin payları oranında muris … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 20/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.