Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/17030 E. 2011/3401 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17030
KARAR NO : 2011/3401
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kurtpınar Köyü Karatepe Höbür mevkinde bulunan ve genel kadastroda taşlık ve kayalılık olarak tapulama dışı bırakılan taşınmazın, müvekkili tarafından 1974 den 1976 yılana kadar imar ihya edip, 20 yıldan fazla süreyle malik sıfatıyla zilyet edildiğini iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında ise davalı hazine ve orman yönetimi vekili davanın reddi ile taşınmazın hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın reddi ile fen bilirkişisi Mehmet Kaya ve Hasan Kaya tarafından düzenlenen 28.11.2007 tarihli krokili raporda (B) işaretli 4144 m² yüzölçümlü taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 26.09.1956 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası ile amenajman planının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi ve ziraat mühendisi bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli taşınmazın 1957 arazi kadastrosunda taşlık ve kayalık olarak tapulama dışı bırakıldığı, ziraat arazisi olarak kullanıldığı belirlenmiş ise de, mevcut haliyle imar ihya yoluyla edinilecek yerlerden olmadığı belirlenerek, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 1957 genel kadastrosunda taşınmazın taşlık ve kayalık olarak tapulama dışı bırakıldığı ancak devlet ormanına bitişik ve devamı niteliğinde bulunduğundan H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 – 183- 187 sayılı kararlarında değinildiği gibi, kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tespit harici bırakılan yerler, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılan yerlerden olduğu, bu tür yerin 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince orman olarak sınırlandırılma olanağı bulunduğu gibi, Hazine tarafından orman olarak kullanılmak üzere Orman Yönetimine de tahsis edilebileceği gözetilerek, gerçek kişinin davasının reddine ve katılan davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin karşı tescil isteminin kabulüyle çekişmeli taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak Ancak; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesinin 2. fıkrası gereğince davada, red sebebi ortak olan davalılar vekillerine tek vekalet ücreti verilmesi gerekirken, Orman Yönetimi ve Hazine adına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 5. ve 6. bendlerinin tamamen hükümden çıkarılmasına, yerine beşinci bend olarak “5-Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukalık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 792.00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Hazine ve Orman Yönetimine eşit olarak verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 28/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.