YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1734
KARAR NO : 2010/5057
KARAR TARİHİ : 14.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 25.12.2006 gün ve 2006/16173-18180 sayılı bozma kararında; “dava konusu taşınmazın bulunduğu Koyuneri Köyünde orman kadastrosu seri bazında yapılmış, sadece Sülüklügöl Devlet Ormanının sınırlaması yapılmıştır. Bunun dışındaki yerlerde orman kadastrosunun varlığından söz edilemez.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, böylesine yapılacak bir araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olduğunun anlaşılması halinde orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmeli, öncesi orman olmasa dahi halen eylemli orman olduğunun anlaşılması halinde ise çekişmeli taşınmazın 2003 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında belgesizden tespitinin yapıldığı anlaşıldığından, 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerine göre zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davalı yararına oluştuğunun kabule imkan bulunmadığından bu kısımlar hakkında da Hazinenin davasının kabulüne karar verilerek, orman niteliği ile tescile karar verilmelidir. Bu araştırmalar sonucu taşınmazın orman niteliğinde olmadığı belirlenir ise Hazine taşınmazın devletin hüküm tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürdüğüne göre, 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerindeki şartlarından araştırıması gerekir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davanın kabulü ile dava konusu 101 ada 195 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescili niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1949 yılında seri bazında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1980 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 2002 yılında ise 3402 Sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarının uygulanması sonucu 39036 m2’lik bölümün orman sayılan yerlerden olduğu, orman sayılan bölüm ile batıdaki ormanlık alan arasında kalan bölüm, memleket haritasında açık alanda gözükmekte ise de memleket haritası üzerinde yapraklı ağaçların bulunduğu, % 20 – 25 eğimli olan taşınmazın toprak muhafaza karakteri taşıdığı, büyük bölümünün halen eylemli orman olduğu, bu durum keşif sırasında çekilen fotoğraflardan da anlaşıldığı, bu haliyle taşınmazın zilyedlikle kazanılacak yerlerden olmadığı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.