Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1882 E. 2010/4770 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1882
KARAR NO : 2010/4770
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Yönetimlerin vekili ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … ile Hazineyi temsilen Hazine vekili 18.03.2009 tarihli dava dilekçesiyle … Köyü 265 sayılı parselin tamamının yörede 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, … köyü 265 ayılı parselin … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 25.03.2009 tarihli krokisinde yeşil renkli hattın batısında kalan 398,32 m2 yüzölçümündeki bölümüne tapu kaydının iptaline ve davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı yönetimlerin vekili ve davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
… Köyünde, ilk orman kadastrosu 3116 sayılı yasa hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşmiş, 1976 yılında yapılan aplikasyon, orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulaması 14.04.1977 tarihinde ilan edilerek tesbit ve dava tarihinde kesinleşmiştir. Yörede 1989 yılında aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve 18.04.1990 tarihinde ilan edilmiş, 3 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 9. Maddesi gereince yapılan teknik hatalırn düzeltilmesi çalışması da 07.09.2007 tarihinde ilan edilmiştir.
… Köyü 265 parsel sayılı 6500 m2 yüzölçmündeki taşınmaz … adına kayıtlıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz … bilirkişi krokisinde çizilen yeşil hattın batısında österilen 398,32 m2 bölümünün orman sınırları içinde, taşınmazın diğer bölümü ise orman sınırları dışında bırakılmış, arazi kadastrosunda ise taşınmazın 398,32 m2 bölümünün daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 398,32 m2 bu bölümünün 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmazın bu bölümünün daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince
ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı gerçek kişinin tüm, Hazine ile … ve Orman Bakanlığının ise diğer temyiz itirazları yerinde değilidir. Ancak, çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından, 6831 Sayılı Yasanın 2/2 Maddesinin “Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılır.” Hükmü gözetilerek, Hazine adına tapuya tesciline karar verilen çekişmeli parsellerin tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmasına karar verilmesi gerekirken, bu niteliği belirtilmeden Hazine adına tapuya tescil edilmesi, ayrıca çekişmeli parselin numarası gerekçeli kararda 266 olarak yazılması doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan “Davaya konu … Köyü 266 numaralı parselin; … Bilirkişi … …’ın 25.03.2009 tarihli raporunun sonuç kısmının ve ekli kroki yeşil renkli hattın batısında kalan 398,32 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, sair kısmın REDDİNE,” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “Çekişmeli … Köyü 265 sayılı parselin, … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 25.03.2009 tarihli kroki ve raporda gösterilen 398,32 m2 yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğu, tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilerek tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 08/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.