Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1978 E. 2010/2350 K. 25.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1978
KARAR NO : 2010/2350
KARAR TARİHİ : 25.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … Minta mirasçıları … ve arkadaşları ile … … mirasçıları … ve arkadaşları vekili Avukat … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.12.2004 gün ve 2004/6920-13792 sayılı kararıyla, … Mirasçısı davalıların temyiz itirazları red edilerek … Köyü 110 ve 111 sayılı parsellere ilişkin hüküm ONANMIŞ, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazları kabul edilerek, … Köyü 112, 122 ve 123 sayılı parsellere ilişkin hüküm ise özetle “çekişmeli 112, 122 ve 123 sayılı parseller için Orman Yönetiminin davasının bulunmadığı, … … ’nın 122 parselin orman olarak sınırlandırılmasına ve 2/B madde gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmasına itiraz ettiği, … …’ın ise 112, 122 ve 123 sayılı parsellerin orman olarak sınırlandırılmasına itiraz ettiği, 112, 122 ve 123 sayılı parseller için gerçek kişilerin orman kadastrosuna ve 2/B ye itirazlarının söz konusu olduğu, arazi kadastrosunda 112 sayılı parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına, 123 sayılı parsel ise … …’ın zilyetliğinde olduğu, kadastro yasasındaki kısıtlamaların aşıldığından söz edilerek Hazine adına tesbit edildiği, 123 sayılı parselin itirazsız, 112 sayılı parsel de … … ’nın itirazı tapulama komisyonunca red edilerek kesinleştiği, Sözü edilen parsellerin 1984 orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığı, 1991 yılında 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, 122 sayılı parsel için … … ve … …, 112 ve 123 sayılı parseller içinde … …’ın davası nedeniyle orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması kesinleşmediği, davacı … … ’nın ve … …’ın tutunduğu, 110, 111 ve 122 sayılı parsellerin kadastro tesbitlerine esas alınan, Temmuz 1322 tarih 6 numaralı sicilden gelen Temmuz 1955 tarih 10 sıra numaralı tapu kaydının, … Köyü … Mevkiinde, D: … Diş, B: İki … Çatağı, K: Şamlı … Rumun, G: Sığır Eğreği okuyup, yerel bilirkişi beyanlarına göre sınırlarının çekişmeli 110, 111 ve 122 sayılı parsellere uyduğu söylenmişse de, bu sınırların orman içinde mevkii olarak 110 ve 111 sayılı parsellerin güneyinde taşınmazları kapsamayacak biçimde tarif edildiği,bu haliyle tapu kaydının çekişmeli 110, 111 ve 122 sayılı parselleri kapsadığının söylenemeyeceği, davacı …’ın tutunduğu Haziran 1308 tarih 431 numaralı sicilden gelen, Nisan 1926 tarih 35 sıra numaralı, Akçatepecik Mevkiindeki D: Çıkrık Kuyu, B: Ovacığa Giden Cadde, Yol, K: Armutçuk Çayı, G: Hisar okuyan … … ve arkadaşları adına kayıtlı tapu kaydının, mevkiinin uymadığı, sınırlarının
2010/1978 – 2350
uyduğu yerel bilirkişi tarafından bildirilmiş ise de, yol sınırı dışında diğer sınırları orman içinde taşınmaza uzak mevkiiler olarak tarif edildiği, Yol sınırının ise Kuzeyden Güneye uzanan bir yol olup, bu yol boyunca tapu kaydının herhangi bir yere uyduğu iddia edilebileceğinden, yerel bilirkişi beyanına itibar edilemeyeceği, Batıdaki yol ötesinde bulunan 110 ve 111 sayılı parsellerin öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğine, 112, 122 ve 123 sayılı parseller bir bütün olarak düşünüldüğünde, Kuzey, Doğu ve Güneydeki eylemli orman olarak tarif edilen taşınmazların orman kadastrosunda devlet ormanı olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemler kesinleştiğine göre 112, 122 ve 123 sayılı parsellerin etrafı dört yönden orman ile çevrili olup orman içi açıklığı durumunda olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermediği, 6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2. maddesi gereğince, Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasak olduğu, Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya Orman İdaresince el konulacağı, yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunacağı, ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmadığı, zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazların, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayıldığı, 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içermektedir ve amacı orman bütünlüğünü korumak olduğu, Yasa koyucunun ayrı bir kavram oluşturup, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapadığı, bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesinin bu olguyu değiştirmediği, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağının tartışmasız olduğu, dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini aldığı, (örneğin,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1997/20 – 830 E., 1997/1034 K. sayılı ve 10.12.1997 tarihli ve yine Hukuk Genel Kurulunun 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K. sayılı ve 10.12.1997 tarihli kararları) Mahkemece değinilen yönler gözetilerek … … ve … … mirasçılarının 112, 122 ve 123 sayılı parsellere ilişkin orman kadastrosuna itiraz davalarının reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazların özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davalarının kabulü yolunda hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu”na değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına eylemli olarak uyulduktan sonra, Davacılar … Minta mirasçılarının … köyü 122, … … mirasçılarının 112, 122 ve 123 sayılı parsellere ilişkin orman kadastrosu ve 2/B işleminin iptali istemiyle açtıkları davaların REDDİNE, Orman Yönetimi ve Hazine vekillerinin istemlerinin kabulüne ve … köyü 112, 122, 123 sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm … minta mirasçıları … ve arkadaşları ile … … mirasçıları … ve arkadaşları vekili Avukat … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
… Köyünde 1941 yılında orman kadastrosu yapılıp kesinleştiği, ancak, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerin, idari sınırlardaki değişiklikle … Köyüne sonradan bağlandığı, bu yerde 4785 Sayılı Yasa göz önünde bulundurularak, ilk defa orman kadastrosunun 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1984 yılında yapılıp, sonuçlarının 11.12.1985 tarihinde ilan edildiği ve itirazsız yerlerde 12.12.1986 tarihinde kesinleştiği, daha sonra 1991 yılında aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapılıp, sonuçlarının 22.04.1992 tarihinde ilan edildiği, 11.12.1985 tarihinde ilana çıkartılan ilk orman kadastrosu işlemi
2010/1978 – 2350
hakkında kişiler tarafından dava açılmış olduğundan bu son işlemlerin sadece gerçek kişilerin açtığı temyize konu bu dava nedeniyle çekişmeli parseller yönünden kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve hükmüne uyulan bozma kararı gereği işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, … Minta mirasçıları … ve arkadaşları ile … … mirasçıları … ve arkadaşları vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak,
Kadastro sırasında … Köyü 112 ve 123 parsel sayılı sırasıyla 20000 m2 ve 4000 m2 yüzölçümündeki taşınmazların … … zilyetliğinde olduğundan söz edilerek, 112 sayılı parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … …, 123 sayılı parselin ise 766 Sayılı Yasanın 33. maddesindeki kısıtlama nedeniyle Hazine adına tesbit edildiği, 123 sayılı parselin Hazine adına tesbitinin itirazsız kesinleşerek 15.03.1984 tarihinde tapuya kayıt edildiği, … … Minta’nın 112 sayılı parsele ilişkin itirazının komisyonca 24.11. 1989 tarihinde red edildiği, … Köyü 110, 111 ve 122 parsel sayılı sırasıyla, 41700 m2, 25900 m2 ve 4650 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tarla niteliğiyle, Haziran 1954 tarih 8 ve Temmuz 1955 tarih 10 sıra numaralı tapu kayıtları ve 707 tahrir numaralı vergi kaydıyla, bir bütün olduklarından söz edilerek payları oranın da, … … Minta, … Erkan, …, … adına tesbit edildiği, itirazı tapulama komisyonunca reddedilen Orman Yönetiminin, 110 ve 111 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açtığı, … … Minta’nın tapu kaydına tutunarak … Köyü 110, 111 ve 122 sayılı parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu halde, 1984 yılında yapılıp, 11.12.1985 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunda orman sınırları içine alındığı iddiasıyla, orman kadastro işleminin iptali istemiyle 08.12.1986; bu parsellerin 2/B madde uygulamasına konu edildiği bu işleminde yasal olmadığı iddiasıyla 22.04.1992 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının iptali istemiyle 12.10.1992; … …’ın ise, tapu kaydına tutunarak, 112, 122 ve 123 sayılı parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu halde, 1984 yılında yapılıp, 11.12.1985 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunda orman sınırları içine alındığı, orman kadastro işleminin iptali istemiyle 28.03.1986 tarihinde, Orman Yönetimine ve Hazine’ye karşı açtıkları davalar birleştirildiği, kısacası tapuda gerçek kişiler ve Hazine adına kayıtlı olan 112, 122 ve 123 sayılı parsellerin orman olarak sınırlandırılması ve 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması istemiyle açılan bir dava bulunduğu, bu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle Orman Yönetimi yada Hazine tarafından açılmış bir dava bulunmadığı, bu yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yer savıyla Hazine tarafından, orman niteliğini yitirmediği, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle Hazine veya Orman Yönetimi tarafından tapu maliklerine aleyhine her zaman dava açılabileceği gözetilerek, bozma kararına uyulduğuna göre, bu parsellere ilişkin gerçek kişiler tarafından açılan davaların reddiyle yetinilmesi gerekirken, bu parsellerin tapu kayıtlarının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yer alan bir numaralı bendin hükümden tamamen çıkartılarak bunun yerine, bir numaralı bent olarak, “1-Davacılar … … Minta’nın (ölmekle mirasçıları … ve paydaşları) … köyü 122, ile … … (ölmekle mirasçıları … ve arkadaşlarının) … köyü 112, 122 ve 123 sayılı parsellere ilişkin olarak açmış oldukları Orman Kadastrosuna itiraz ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasına itiraz davalarının REDDİNE” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’ nın 438/7
2010/1978 – 2350
maddesi gereğince bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 25.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.