Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1981 E. 2010/4989 K. 14.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1981
KARAR NO : 2010/4989
KARAR TARİHİ : 14.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 204 ada 143 parsel sayılı 39.969 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Eylül 1960 tarih 3 numaralı tapu kaydı nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu parselin (B2)=8024 m2 bölümünün zeytinlik niteliği ile Hazine adına tesciline, beyanlar hanesine delicelerin İsmihan … tarafından aşılandığının şerh edilmesine, (B1)=32.000 m2 bölümünün davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1941 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 07.06.2002 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 4999 Sayılı Yasaya göre yapılarak 28.02.2008 tarihinde ilan edilip kesinleşen fenni hataları düzeltme çalışması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmazın (B1) bölümünün 3573 Sayılı Yasaya göre oluşturulan zeytincilik tapusu kapsamında kaldığı belirlenerek, 6831 Sayılı Yasanın 1/I maddesine göre “sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel kanunu gereğince devlet ormanlarından tefrik edilmiş ve imar, ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş yabani zeytinliklerin orman sayılmayacağı” hükmü gereğince bu bölüm hakkındaki davanın reddine; (B2) bölümünün ise tapu kapsamı dışında, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyedlik koşullarının gerçekleşmediği belirlenerek zeytinlik niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 28.02.1995 tarihinde yürürlüğe giren 4086 Sayılı Yasa ile değişik 3573 Sayılı Yasa ile değişik 4086 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre şerh
konulmamış olması doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının 1. paragrafından sonra gelmek üzere “davalı adına tescil edilecek (B1) bölümü ile ilgili olarak, kütüğün beyanlar hanesine bu parsel 3573 sayılı Zeytincilik Islah Yasası gereğince verilmiş olduğundan, bu yasanın 4086 Sayılı Yasa ile değişik 3. maddesi gereğince hiçbir şekilde veriliş amacı dışında kullanılamaz, miras hariç bölünemez, veriliş tarihindeki yüzölçümü küçültülemez, aksi halde Hazinece geri alınır şeklinde şerh verilmesine” sözleri yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda … onama harcının davalı gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14/04/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.