YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2116
KARAR NO : 2010/4973
KARAR TARİHİ : 14.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … Köyü 2771 (664 m2) sayılı parselin kesinleşen IV nolu 2/B parseli içinde kaldığını bildirerek, davacılar adına kayıtlı tapunun iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece taşınmazın Hazinenin ihale ile sattığı yerlerden olduğu ve davanın açılmasının iyiniyet ilkesi ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 29.08.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu 1951 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmazın geldisi olan 518 parsel, hali arazi niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş ise de daha sonra 07.10.1994 tarihinde ihale yolu ile … Usta’ya …,1995 yılında yapılan ifrazdan sonra 2771 parsel ile dava dışı parseller meydana gelmiş,2771 parsel 28.02.2006 tarihinde satış yolu ile davalı adına tapuya tescil edilmiştir.
19/02/1995 tarih 22207 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4070 sayılı HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUNUN satışı yapılamayacak taşınmaz mallar başlıklı 11. maddesinin (g) bendinde “6831 Sayılı Kanuna göre orman sayılan alanlar ile 17/10/1983 tarih ve 2924 sayılı kanun gereğince Orman Bakanlığı emrinde bulunan taşınmaz mallar” hükmü bulunduğu yine, 2886 Sayılı Devlet İhale Yasasının 74. maddesi ile bu maddeye göre çıkartılan yönetmeliğin 58/e maddesine göre orman alanlarının satışının yasaklandığından, çekişmeli taşınmazın 07.10.1994 tarihinde bedeli karşılığında gerçek kişiye satılması işlemi yasaya aykırı ve böyle bir işlem gereği gerçek kişi adına oluşturulan tapu kaydı da yolsuz tescil niteliğindedir.
Medeni Yasa mülkiyet hakkının doğumunu nedene (illete) bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul etmiştir. Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tescil işlemi yolsuz tescil niteliğini taşır ve her zaman iptali istenebilir (Hukuk Genel Kurulunun 30/5/2001 gün ve 2001/1-464-470 sayılı ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 S.K.).
Yolsuz tescille ayni hak kazanılmış olmaz (Prof.Dr.M…. Oğuzman, Prof.Dr…. Seliçi Eşya Hukuku 5.bası 1998 s.141).
Bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulması da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremez. (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365). H.G.K.’nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün ve 1-419/528 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, bu tür taşınmazlarda M.Y.’nın 1023 (931) maddesinde … tapuya … ilkesi ve 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde … 10 yıllık hak düşürücü süre de uygulanmaz.
Somut olayda, uzman orman bilirkişi tarafından, kesinleşen orman kadastro haritasına göre yapılan uygulama sonucu, çekişmeli taşınmazın P.IV numaralı 2/B poligonu içinde kaldığı saptanmıştır.O halde taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. – 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, koşulları varsa davalının bu yeri kendisine satan kişiden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre satış bedelini geri alabileceği gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, … şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA,14.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.