Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2165 E. 2010/5363 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2165
KARAR NO : 2010/5363
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.04.2008 gün ve 2008/1485-1576 sayılı kararında: “Bozma kararına uyulduktan sonra mahkemece dava ve temyize konu 251 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davalı … yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Davalı taraf kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmış, davacı Hazine ise davalı taraf yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürmüştür. Somut olaya bu olgular eşliğinde bakıldığında kanıtlama yükümlülüğünün davalı tarafa ait olduğu kuşkusuzdur.
Dosya içeriği ve uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritadan anlaşıldığı üzere dava ve temyize konu 251 ada 9 parsel sayılı taşınmazın sınırında eylemli biçimde devlet ormanı bulunmaktadır. Nevar ki; mahkemece orman yönünden yöntemine uygun bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Gerçekten dava dosyasına nitelikleri aşağıda açıklanacak ormanla ilgili kayıt ve belgeler getirtilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve uygulama ile hüküm verilemez.
Kural olarak orman kadastrosuna tabi tutulan bölgelerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı kadastro tespit gününden önce kesinleşmiş olmak koşulu ile orman sınırlandırma harita ve tutanağının yöntemine uygun şekilde yerine uygulanması yoluyla belli edilir. Aksi halde aynı doğrultudaki araştırmanın 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmü uyarınca yapılacağı kuşkusuzdur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava ve temyize konu taşınmazın bulunduğu bölgede 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca orman sınırlandırması ve orman sınırlarında değişiklik yapılmasıyla ilgili yönetimsel işlemler yapılmış ise bölgede ilk kez yapılan çalışmalarda düzenlenen orman sınırlandırma harita ve tutanağı ile daha sonra yada aynı günde açık bir deyişle birlikte bölgede 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Kanunla değişik 2. aynı yasanın 2896, 3302 ve 3373 Sayılı Yasalarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca yapılan yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgeler kesinleşme günlerini gösterecek şekilde orman idaresinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman bilirkişi … memuru ve uzman ormancı bilirkişi hazır olduğu halde çekişmeli taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı uzman ormancı bilirkişi eliyle bölgede orman sınırlandırması ve orman sınırlarında değişiklik yapılmış ise bununla ilgili açık bir anlatımla 6831 Sayılı Yasanın 1744 sayılı Kanunla değişik 2 ve aynı yasanın 2896, 3302,3373 sayılı Yasalarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca yapılan yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgeler yerine uygulanmalı, uygulamada kadastro paftasının ölçeği ile orman sınırlandırması yapılmış ise orman sınırları dışına çıkarma ile ilgili yönetimsel işlemlerin dayanağı haritaların ölçekleri eşitlenmeli, yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, özellikle uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden varsa değişmez nitelikte sınır yeri sayılabilecek kişi taşınmazlarından yararlanılmalı, taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlandırması yapılmamış ise 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmü uyarınca orman araştırması yapılmalı, bu inceleme ve değerlendirme yapılırken taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, dıştan komşu taşınmazlarla her türlü özellikle toprak mukayesesi yapılmalı, ayrıca çekişmeli taşınmazın sınır komşularını oluşturan taşınmazların eylemli durumu da özellikle dikkate alınmalı, bu yolla dava konusu taşınmaz mahkemece bizzat görülüp gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, uzman ormancı bilirkişilerden ve uzman … memurundan keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını duraksamasız gösterecek biçimde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilme” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddi ile dava konusu 251 ada 9 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 20.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.